ÖZTUNÇ: ADALET YOK DEDİK ADALET BAKANINI ALDILAR

CHP Parti Meclisi Üyesi Ali Öztunç, partisinin İl Başkanlığının düzenlediği basın toplantısına katıldı. Adalet yürüyüşünü eleştiren AK Parti’ye yüklenen Öztunç, “Biz Adalet yürüyüşüyle Türkiye’de adalet yok, dedik. Onlar yanlış anladı Adalet Bakanı’nı görevden aldı” dedi.

İŞTE ÖZTUNÇ’UN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:

Bir süredir Maraş’tan uzak kalmıştık; malum sebep adalet yürüyüşüydü. 25 gün boyunca Sayın Genel Başkanımız ve yüz binlerle Ankara’dan İstanbul’a 450 km. yürüyüş gerçekleştirdik ve adalet için yürüdük. Para istemiyoruz, mal-mülk istemiyoruz, gemicik istemiyoruz, yat-kat istemiyoruz. Tek bir şey istiyoruz: Adalet! Çünkü herkese adaletin lazım olacağını biliyoruz. Herhangi bir çıkar talebimiz yok. Herkese uygulanabilir adil bir Türkiye’nin olması için bir yürüyüşü gerçekleştirdik. Yol boyunca yürüyüşümüz sırasında bize destek olan milyonlarca yurttaşımızla karşılaştık. Şüphesiz demokraside yaşıyoruz protesto edenler de oldu biz nasıl ki yürüyerek mevcut siyasal iktidarın adaleti bitirmesini protesto ediyorsak bizi de protesto edenler olmuştur, bunları da anlayışla karşıladık. Ama sonuçta İstanbul’a vardığımızda her ne kadar Valilik 170 bin dese de yaklaşık 2,5 milyon İstanbullunun ve Anadolu’dan gelen yurttaşlarımızın katıldığı bir miting gerçekleştirdik ve tüm dünyaya adalet talebimizi iletmiş olduk. Herkes için istedik. Bakanlar Kurulu açıklandıktan sonra da AK Parti Milletvekili Sayın Burhan Kuzu tweet attı gördünüz mü? Bakanlık beklediği için diyor ki; yıllardır siyasetin adaleti yoktur, diyor. Sayın Burhan Kuzu söylüyor. Biz orada Burhan Kuzu’nun adaleti için de yürüdük, yarın bir gün yargılanacak olan başkalarının adaleti için de yürüdük. Şuan yargılananlar için de yürüdük. Herkese kanunların eşit uygulanması, kimsenin kimseden üstün tutulmaması için bu yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. 15 Temmuz’u geride bıraktık ben bir kez daha 15 Temmuz şehitlerine Allah’tan rahmet ailelerine başsağlığı diliyorum. Onlar Türkiye’de demokrasinin yaşaması için canlarını verdiler. Onların kıymetini bilmek hepimizin görevidir; ama benim üzüldüğüm bir nokta oldu 15 Temmuz’da: Kahramanmaraş’ta ve Elbistan’da 15 Temmuz da şehitler varken türkü söylemek, davul çalmak, halay çalmak kimin haddine düşüyor? Bayram mı 15 Temmuz arkadaşlar? Yılbaşı mı kutluyorsunuz? 15 Temmuz’da o kadar şehit var. İnsanlar demokrasi için şehit olmuşlar. Maraş meydanında davullar, zurnalar, şarkıcılar sahnede oh vur patlasın çal oynasın. Elbistan’da da aynı şey yapıldı. Gözünüzden kaçtı bu Elbistan’da yapılanlar arkadaşlar burada ki olaya daldığınız için! Elbistan’da meydanda toplanıyorlar, türkü söyleniyor,  şiir okunuyor, halay çekiliyor. İlçe başkanı Ak Parti’nin, ayıptır! Yazıktır! Günahtır! O şehitlerin hatıralarına saygısızlıktır. Bir kez daha söylüyoruz sakın ha sakın önümüzde ki sene böyle eğlenceli işler yapmayın! Çünkü 15 Temmuz bayram değildir. 15 Temmuz şehitlerimizin olduğu Demokrasi Mücadele Günüdür. Bu uyarıyı yapmak boynumuzun borcudur.

KAYNAK 2019 YEREL SEÇİMLERİNİN KURBANI OLDU

Bakanlar Kurulu değişti güzel bir hemşerimiz Başbakan Yardımcısı olmuştu, hepimiz çok mutlu olmuştuk, gururlanmıştık. Bizim partimizden değildi; ama dedik ki bizim partimizden olmasa da bir hemşerimizin Başbakan Yardımcılığı konumunda olması ne mutlu bir şey. 5-6 ayı geçmedi Sayın Veysi Kaynak görevden alındı merak ediyorum: Sayın Veysi Kaynak’ın ne günahı vardı da aldılar. Biz de bilelim değil mi? Maraşlılar olarak bilmemiz gerekiyor bilelim ki vatandaş ona göre oyunu kullansın. Daha öce Sayın Mahir Ünal, Bakan olmuştu. 4-5 ay o sonra onu da almışlardı. Hep diyorum ya AKP Maraş’ı sevmiyor diye. AKP Maraş’ı hep garanti görüyor. Çanta da keklik olarak görüyor. Ne yaparsam yapayım zaten bana oy veriyor Maraşlı diyor. Ne olacak sanki bir parmak bal sürdüm Mahir Ünal’ı bakan yaptım kuzey bölgesine, onu aldım. Veysi Bey’i yaptılar bir parmak bal da Maraş bölgesine sürüldü hadi tamam dediler. Maraş bir kez daha yüzüstü bırakılmıştır. Maraş’ın bakansız kalması, Kahramanmaraşlılara bence siyasi iktidarın yaptığı bir ayıptır. Bir kez daha Maraşlı hemşerilerimizi düşünmeye davet ediyorum.  Bakın yıllardır oy veriyorsunuz; ama bir bakanlığı size çok görüyorlar. Niye alınmış olabilir ben iki sebep görüyorum. Birincisi 16 Nisan referandumunda yüzde 26 hayır oyu çıkınca; Maraş, AKP aldığı oylar arasından rekor düzeylerden aşağıya inince Maraşlı az da olsa uyanmaya başlayınca ve 26 hayır oyu çıkınca bir başarısızlık olarak görüldü. O dönem bu konuşuldu, biliyoruz. AKP genel merkezi bunu bir başarısızlık olarak gördü ve cezayı böyle kesti. Bu bir; ama bence asıl neden önümüzde ki sene yapılacak olan yerel seçimler!

MARAŞ AK PARTİ TEŞKİLATLARINDA KAZAN KAYNIYOR

Yerel seçimlerin kavgası var. Maraş Büyükşehir Belediye Başkanı o mu olsun, öbürü mü olsun? Benim adamım mı olsun senin adamın mı olsun? Kazan kaynıyor Ak Parti’nin Maraş teşkilatlarında! Herkes aday. Oy çok olunca raunt çok olunca hepsi aday. Aday oldukları için de birbirine girdiler. Mahir Bey Bakan oldu onu düşürdüler buradan Veysi Bey Bakan oldu mektuplar, fakslar, dilekçeler, telefonlar şunlar bunlar şimdide Veysi Bey’i düşürdüler. Bütün kavganın sebebi yerel seçimlerde güç olabilmedir. Yerel seçimlerde kim büyükşehir, kim Onikişubat, kim Dulkadiroğlu Belediye Başkanı olacak kavgasıdır, raunt kavgasıdır. Sayın Veysi Kaynak ki ben kendisini severim, saygı duyarım. Yaşça da benden büyük olduğu için karşılaştığımızda Bakan olmadan önce de abi diye hitap ederdim. Bizim kültürümüzde bu vardır. Çünkü rakibim de olsa Bakan olduktan sonra Sayın Bakanım dedik; ama rantın kurbanı oldu. Ben bir kez daha üzüntülerimi Sayın Veysi Kaynak’a bildirmek istiyorum.

FETULLAH GÜLEN HAYRANI KADINI BAKAN YAPTILAR

Yeni bakanlardan Jülide Sarıeroğlu… Takip ettiniz mi bilmiyorum hanımefendinin tweetleri 2013 Fetullah Gülen’in sözlerini almış yayınlamış, hanımefendi bakan oldu. FETÖ’yle mücadele ettiğini söyleyen Sayın AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum Maraş’tan: FETÖ’yle mücadele ediyorsan, Fetullah Gülen’in sözlerini alıp tweet atan ve silmeyen, Bakan olduğu güne kadar twitter hesabında o tweet kalan o hanımefendi nasıl bakan oldu? Bu nasıl FETÖ’yle mücadele? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Hanımefendi; ‘Ya benim hesabım değil’ dedi. Bakan olduğu açıklanınca ve Fetullah Gülen’in sözlerini paylaştığı ortaya çıkınca, benim hesabım değil, dedi. Akşam, gece kim ne dediyse sabah kalktı evet benim hesabım ama danışmanlarım kullanıyordu, dedi. Ayıp ya! Koca bir Bakana yakışıyor mu? Böyle akşam başka söylüyor; yatıyor, kalkıyor sabah başka bir şey söylüyor. Hiç yakışıyor mu? Türkiye Cumhuriyeti’nde böyle Bakanlık makamları önemli makamlardır. Ciddiyet isteyen makamlardır. O makamlara gelen insanların ciddi olması gerekir. Ben Jülide Hanım’ın Bakan olarak atanmasından sonra anladım ki AKP, FETÖ’yle falan mücadele etmiyor, hepsi oyun numara yapıyorlar. Eğer FETÖ’yle mücadele etseler Fetullah Gülen’i öven tweetler atan ve o tweetleri silmeyen birisi o Bakanlık koltuğuna oturamazdı. Oturduğuna göre FETÖ’yle mücadele yok. Olmadığı da belli.

15 TEMMUZ’DA MELİH GÖKÇEK GECEKONDUDA SAKLANDI

15 Temmuz gecesi AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da hangar da saklandı. Sayın Başbakan Binali Yıldırım, Ilgaz’da tünelde saklandı. İç işleri Bakanı Sayın Soylu Gürcistan sınırında saklandı, herkes biliyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek gecekonduda saklandı. Bunlar bilinen şeyler, şimdi çıkmışlar laf ediyorlar. Bizim genel başkanımızın yeri belliydi yeri belli olan tek siyasetçi Kemal Kılıçdaroğlu’ydu. Bakırköy Belediye Başkanının evindeydi. Alınmaya kalksa gidip oradan alınacaktı. Tayyip Erdoğan’ın yeri belli değil hangi hangarda? Binali Yıldırım’ın nerede olduğu belli değil. Ilgaz Tüneli’nde çıktı. Başbakan saklanır mı ya? Ne işin var senin Ilgaz Tüneli’nde? Sayın Başbakan darbe oluyor. Gideceksin aslanlar gibi mücadele edeceksin. Ya da yerini bildireceksin. 15 Temmuz saklananlar bugün kahramanlık gösterisi yapıyorlar. Geçsinler o işi yemezler. Medyalarıyla, yandaş medyalarıyla bir takım hareketler yapıyorlar; ama istedikleri kadar yapsınlar. Bunu vatandaş yemeyecek.

ATATÜRK’Ü KİTAPLARDAN SİLERSİNİZ AMA YÜREKLERDEN ASLA

Çok kısa müfredata ilişkin, müfredat değişikliğiyle ilgili bir şey söylemek istiyorum. Müfredat değişikliği yapıldı. Atatürk’ü, İsmet İnönü’yü kitaplardan silebilirsiniz; ama gönlümüzden, aklımızdan, beynimizden silemeyeceksiniz. İstediğiniz kadar kitaplardan silin. Biz Atatürk’ü, İsmet Paşa’yı, Kurtuluş Savaşı şehitlerinin mücadelesini vermiş o insanları aklımıza, beynimize, vicdanımıza, dünyamıza yazmışız. Ve siz ağa babalarınız gelse bile bunu silemez, silemeyecektir.

MARAŞ YAŞANABİLİR KENT OLMAKTAN ÇIKTI

Forbes dergisinin yaşanabilir kentler listesi açıklandı. Antep 33. Sırada, Kayseri 14, Malatya 28, Maraş 51’inci Sırada! Maraş’tan sonra gelen bütün iller Doğu illeri değerli arkadaşlar. Çevre illerimizin hepsi yaşanabilir. Maraş yaşanabilir bir şehir olarak görünmüyor. Bunun suçlusu sorumlusu AKP iktidarıdır. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanıdır, Maraş Milletvekilleridir. AK Parti ve MHP’dir. Çünkü vatandaş siyasetçiye oy verirken beni yaşanabilir kent yap diye veriyor. İşte şu cadde de yaşadıklarımız… Yaz geldi Trabzon Caddesi’nde esnaf para kazanacak. Almancı geliyor, gurbetçi geliyor, başka şehirlerde yaşayan Maraşlılar, Maraş’a geliyor. Esnaf 3- 5 kuruş para kazanacaktı, çoluğun çocuğun rızkını kazanacaktı. Belediye iş yapıyor Trabzon Caddesi’nde. Yapıyor bitiremiyor. Yazıktır, günahtır, ayıptır bu kadar beceriksiz olunmaz. Çıkın şu ilçelere köy yollarına bakın! Köy yolları berbat. Maraş Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Erkoç, uyuma! Belediye başkanlığı uyuma makamı değildir. Yarın seçimler gelecek. Bak partinde kazanlar kaynıyor. Bir sürü sana cephe almışlar var. Yerler benden uyarması. Sayın Erkoç böyle giderse seni çıtır çıtır yerler, uyarıyorum. Sayın Erkoç, köy muhtarlarını çağırıp: Kaç oy çıktı Ak Partiye? Ha 10 oy çıktı vermiyorum, yapmıyorum yolunu demekle olmaz bu işler. Yarın bir gün bunun hesabı sorulur Sayın Erkoç! Bu dünya kimseye baki değil, makamlar da kimseye baki değil. Bak kimler geldi geçti; Maraş belediye başkanlığından? Başkanlıktan düştüğün zaman yolda yürürken insanlar selam versin istiyorsan biraz daha çalışacaksın. Sayın Erkoç kusura bakma dost acı söyler. Bir arkadaşın olarak söylüyorum.

ÖZTUNÇ, MAHİR ÜNAL’A MEYDAN OKUDU

Ve son söz Mahir Ünal’a!  Sayın Genel Başkanımız, Sayın Tayyip Erdoğan’ı televizyona davet etti. Dedi ki gel karşıma çık istediğin kanalda, istediğin yazarları da al, 15 Temmuz’u beraber tartışalım, dedi. Sayın Erdoğan’dan tık yok, cevap veremedi. Mahir Ünal cevap vermiş işte kendine göre bir şeyler söylemiş. Benim Elbistanlı hemşerim… Ne yapayım hemşerim çok da kıyamıyorum ama yapacak bir şey yok bunları söylemek zorundayım. Sevgili Mahir Ünal, Ali Öztunç olarak sana açık çağrıda bulunuyorum: Yüreğin yetiyorsa, cesaretin varsa, kendine güveniyorsan istediğin televizyon kanalında, istediğin yazarları yanına al. Yani yedi kişi gelin, yedi milletvekili, yedi uyurlar var ya Maraş’ın yedi uyurları; yedi uyurlar Maraş’ın milletvekilleri gelsinler karşıma dizilsinler. Kanal 7 olur, A Haber olur, Ülke TV olur, Aksu TV olur… Ben tek başıma geleceğim. Yüreğin yetiyorsa Sayın Mahir Ünal, çık karşıma televizyonda Maraş’ı konuşalım! 15 Temmuz’u konuşalım! Şu Elbistan’daki su davası, devlet hastanesi davası, Maraş’ta bir takım yolsuzluk iddiaları bunları bir konuşalım.  Açık ve net bir şekilde tekrar çağrı yapıyorum, Mahir Ünal’a: yüreğin yetiyorsa, cesaretin varsa, benden de boylu poslusun ya çık karşıma televizyon da tartışalım!

FETULLAHÇILARLA AYNI KAPTAN YEMEK YİYENLER AKP’LİLERDİ

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu hayatı boyunca Fetullah Gülen’i hiç görmemiştir. Hiç selamlaşmamıştır, Fetullah Gülen ameliyat olduğunda geçmiş olsun telefonu açmamıştır. Fetullah Gülen’in gazetelere vermiş olduğu dilekçe var ya şunlara teşekkür ediyorum dediği o dilekçe de Kemal Kılıçdaroğlu’nun adı yoktur. İsmi olmayan tek liderdir. Cumhuriyet Halk Partisi’nde hiç kimse Pensilvanya’ya gitmemiştir. Peki, Burhan Kuzu Pensilvanya’ya gitti mi gitmedi mi? Gitti, fotoğraf var. Oturmuş Burhan Kuzu, Fetullah Gülen ile bir masa da yemek yiyor. Biri de elinde sürahiyi tutmuş hizmet ediyor, servis yapıyor, garson. O garson hapiste, diğer o masadaki hiç kimse hapiste değil. Onun dışında Fetullah Gülen dâhil Burhan Kuzu da dâhil hiç biri hapiste değil. Ne istedin de vermedik diyen kim? Parsel parsel verdik diyen kim? Dön artık, dön hocam; bitsin bu hasret, bitsin bu sıla diyen kim? Türkçe olimpiyatları için para bastıran hükümet kim? Aynı menzilde beraber yürüyorduk diyen kim? AKP’liler! Bizim FETÖ’yle falan işimiz olmaz. Biz Fetullahçılara F tipi diyorduk, yıllarca söyledik. Bizim arkadaşlarımız hapiste çürürken; etmeyin, eylemeyin diyorduk. Onlar aynı tastan su içiyorlardı, aynı kaptan yemek yiyorlardı. Şimdi suçlarını bastırmak için oraya buraya iftira atıyorlar; ama bize tutmaz. Burhan Kuzu o fotoğrafı alıyor; photoshop yapıyor bir şeyler yapıyor ciddiye bile almamak gerekiyor. Ya benim şaşırdığım nokta bu adam nasıl profesör olmuş? Ya gerçekten böyle profesör olmaz ya! Acaba birinin bir şeyini mi çaldı, hile mi yaptı, hırsızlık mı yaptı ne yaptı Burhan Kuzu? Burhan Kuzu’dan değil profesör samimiyetle söylüyorum ilkokul terk gibi ciddiye almıyoruz; biz Burhan Kuzu’yu…

Basın toplantısında konuşan CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Esat Şengül, adalet yürüyüşünün tarihe geçeceğini söyledi. İşte Şengül’ün konuşmasından satır başları:

ADALETİN KAYBOLDUĞUNU HERKES HİSSETMEYE BAŞLADI

Bu adalet yürüyüşü ve bu adalet mitingi niçin yapıldı? Gerekli miydi veya bu yürüyüşü itibarsızlaştırmak adına hükümet sözcülerinin bir takım söylemlerini tabiki vatandaşlarımızda dikkate alanlar var sanki adalet varmış da yokmuş gibi Cumhuriyet Halk Partisi halkı kışkırtıyor, sokaklara döküyor, bu suretle de terörü kaşıyor şeklinde ifade ediyor. Sevgili arkadaşlar ülkede adaletin kaybolduğunu, artık adım adım herkes kendi sinesinde hissetmeye başladı. Bu İstanbul Milletvekilimiz Sayın Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasıyla ilgili bir süreç değil. O sadece bardağı dolduran son damla idi. Bundan dolayı adaletsizliklerin tamamı göz önünde bulundurulduğunda birilerinin bir şey yapması lazımdı. İşte o noktada da tarihe iz düşen Anadolu’nun Kemal’i yine bir Kemal gibi çıktı yollara. 450 kilometre yürüyerek burada, bu ülkede adaletin işlemediğine dikkat çeken bir mücadele örneği ortaya koydu. Şimdi efendim adalet var… Adaleti 15 Temmuz sürecinde de gördük öncesinde de gördük. Ha adalet bugün yok olmuş değil. Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasıyla da yok olmuş değil. Adalet özellikle 2007’de kimi savcıları, kimi hâkimleri, siyasi iktidarın eliyle bazı yerlere yerleştirmek suretiyle Ergenekon Davası, Balyoz Davası gibi benzer davalarla adaletsizliğin nasıl ortaya çıktığını adım adım izledik. Dolayısıyla o gün iktidarın Başbakanının bile inanmadığı Genelkurmay başkanının Ergenekon çete üyesi diye tutuklandığını tüm ülke 80 milyon insanımız acıyarak seyretti. Şimdi adaletten söz ediyoruz.

YARGILAMALARDA ADALETSİZLİK VAR

Bir 15 Temmuz süreci yaşadık. 15 Temmuz’da tabi ki Türk Silahlı Kuvvetlerinin üniformasını giymiş bir grup terörist tarafından bir kalkışma bir darbe girişiminde bulunuldu. Ve 80 milyon tek yürek oldu indi sokaklara; ama o 80 milyonun inmesine vesile olan aynı silahlı kuvvetlerinin içerisinde yiğit askerlerimiz, yiğit subaylarımız, polislerimiz onların gücüyle 80 milyon birleştiğinde yine tarihe not düşülebilecek şekilde bir darbe ilk defa milletin de katkısıyla engellenmiş oldu. Şimdi adalete şurada dikkat çekmek istiyorum: Bugün çeşitli davalar başladı. Şimdi emir veren general ile emri uygulayan asker aynı statüde, aynı cezayla yargılanıyor. Bunun neresinde adalet Allah aşkına. Erkekler için söylüyorum; hepiniz askerlik yaptınız. Veyahut ta bu iktidarın Başbakanı, Sayın Cumhurbaşkanı veya Bakanlar Kurulunun herhangi bir üyesi kendi bünyesinde ki herhangi bir elemana bir iş söylediği zaman bu emir telaki edilmez mi? Şimdi biz kalkıyoruz masum analarının ellerine kına yaktığı 18-20 yaş arasında ki genç askerleri sadece generalin, subayının, komutanının emrini yerine getirdiği için aynı davada eşit cezayla yargılıyoruz. Burada adaletsizlik var.

DARBEYE TÜM PARTİLER KARŞI ÇIKTI AKP KENDİNE MAL ETMEYE ÇALIŞIYOR

Yine 15 Temmuz süreci, sanki bir siyasi partinin tek başına bu darbeyi önlemiş olduğu bir etkinlik haline dönüştürüldü. İlginçtir o gün bombalar atıldığında mecliste 135 tane milletvekilinin 70 tanesi Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekili! Yani şimdi ben bunları söylemekten bile utanç duyarken; sanki bu darbeyi bir siyasi parti tek başına engellemiş gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor. Ama bu doğru değil; 80 milyon tek yürek olmuştur. Dolayısıyla bu darbe ondan dolayı engellenmiştir. Evet, bu tarihe altın harflerle yazılması gereken bir şeydir. Çünkü Türkiye’de bundan önceki darbelerde maalesef çok büyük zararlar gördü, çok büyük bedeller ödedi. Akabinde bu darbe engellendi; arkasından OHAL yasaları çıkartılmak suretiyle Türkiye farklı bir serüvene doğru açıldı.

ADALET TECELLİ ETMEZSE EKONOMİ BATMAYA MAHKUM OLUR

Bakın parlamentoyu itibarsızlaştırdığınız noktada hele hele adaletin tam tecelli etmediği iyi işlemediği noktada ülkelerin ekonomisi de batmaya yüz tutar. Düşünün bir yatırımcıyı gelecek bu ülkede bir fabrika kuracak; ama gerek OHAL kanunundan dolayı gerek adaletin siyasi güdümle işlemesinden dolayı o iş adamı korkacak. Ne olacağını bilmediği için yatırım yapmayacak. Var olan yatırımcı da alacak sermayesini kaçıp başka yere gidecek.

VEYSİ BEY İÇİN ÇOK ÜZÜLDÜM

Ben şu son Bakanlar Kurulu değişikliğiyle ilgili de bir şeyler söylemek istiyorum. Kahramanmaraş iktidardaki siyasi partiye kucak dolusu oy verdiği halde yıllarca da biz bunu söyledik: Kahramanmaraş’a bir bakanlık reva görülüyor, dedik. Sayın Öztunç seçim kampanyalarında hep bunu dile getirdi. Getirdi arkasından bir Mahir Bey, peşinden Veysi Bey bir anlamda onların bakan olmasına Ali Bey vesile oldu. İktidar partisi Ali Bey’in sesine kulak verdi; ama nedense uzun süreli olmadı. Özellikle de Veysi Bey, Bakanlığı süresince şehirde gerçekten yerel siyaseti yumuşatan bize de iki üç defa partimizi ziyarete gelmek suretiyle partililerimizin de sempatisini kazanmış, bu şehir için son derece önemli ve gerekli Başbakan Yardımcılığı yaptı. Ben çok üzüldüm. Temsil ettiği siyasi partiye de kendine oy vermeyen insanlar tarafından bile sempati kazandıran bir arkadaşken kabine dışı kalması bana ilginç geldi. Bir diğer konu ise arkadaşlar Milli Eğitim Bakanı, Savunma Bakanlığı yaptı, Meclis Başkanlığı yaptı. Olmadı şunu yaptı, bunu yaptı. Sanki iktidar partisinin içerisinde Bakan sayısı yada milletvekili sayısı azmış da sürekli bu kişiler ısrar ediliyor. Niye İsmet Yılmaz’ı diyorsunuz? Benim de bilmediğim ama yeni duyduğum İsmet Bey’in rahmetlik babası çok iyi Cumhuriyet Halk Partili. Rahmetlik İsmet İnönü’nün de çok yakını. Onu çok seven biri olarak İsmet Yılmaz doğduğunda İsmet İnönü’nün ismini vurmak suretiyle ona sevgisini, bağlılığını bu şekilde bildiren bir babası var; iken onun oğlu kaldırıyor; milli eğitim müfredatından? İsmet İnönü’nün ismini sildirecek eylemlere imza atıyor. Dolayısıyla yeni Bakanlar Kurulu vatana millete hayırlı olsun. Ama tahmin ediyorum bu yeni kurul sadece partisini seçime hazırlayabilecek şekilde bir görev adamlığı diye düşünüyorum.

CHP’DE KONGRE SÜRECİ BAŞLADI

Kongre sürecimiz başladı. Geçtiğimiz hafta üyelerimiz ilçe başkanlarımız tarafından askıya çıkartıldı. Bir haftalık, sekiz günlük askı süresinden sonra askıdan indirildi. İtiraz süreçleri ilçelerde bitti şimdi varsa itirazlar ile gelecek bu konularda da basın toplantımızın bitimine mütakip ilçe başkanlarımız ve il yönetiminde ki arkadaşlarımızla değerlendireceğiz. Eylül ayı, Ekim ayı içerisinde de ilçe kongrelerini gerçekleştireceğiz. Aralık ayında da il kongremizi gerçekleştireceğiz. Ocak ayının içinde de büyük kurultayımızı gerçekleştirmek suretiyle de 2019 seçimlerine de yenilenmiş kadrolarla iktidar yürüyüşümüze hazırız diyebilirim.

MUHALEFETİ FÖTÜ’CÜLÜKLE SUÇLAYAN FETÖ SEVDALILARI AKILLARINCA KENDİLERİNİ AKLIYOR

Adalet yürüyüşü, Kahramanmaraş’ta bu ciddi anlamda bir karşılık gördü. Partimize oy vermeyen seçmenler bile bizzat gelerek arayarak Kemal Bey’in bu yapmış olduğunun son derece doğru bir eylem olduğunu söyledi. Çünkü bir süreç yaşıyoruz. Yaşadığımız süreçte inanın bana hiç FETÖ’yle falan ilgisi olmayan garip fukara bir sürü insan cezaevlerinde! Bir sürü öğretmenler cezaevinde! Yeni doğum yapmış 3 aylık bebeği dışarda olduğu halde içeriye atılmış öğretmenler var! Geçiyorum. Sanki bu süreç 15 Temmuz için değil; genel anlamda yok etme çerçevesi içerisinde Nurhak İlçemizde her sene TEOG birincisi çıkartan bir öğretmenler grubunun hepsi ihraç edildi. Yine burada bizim tanıdığımız Pazarcık ilçesinde öğretmenlerimiz ihraç edildi. Şimdi bakıyoruz bu asla bir darbe girişimi ya da FETÖ mensubu veya değil şeklinde bir uygulama değil. Aksine hükümetin başka bir temizlik operasyonu gibi bir şey. Çünkü garip adamlar cezaevinde yatarken asıl FETÖ’cü olan asıl himmet yardımında bulunan, asıl bankalarında para besleyen veya bizzat onun silahşörlüğünü yapan kimi polis memurları çıkıyor; Pazarcık’tan tweet atarak genel başkanımızı hedef alıyor. Onu FETÖ’cülükle suçluyor. Yani iş öyle bir noktaya geldi ki asıl FETÖ’nün militanları olan devlet kamu görevlisi vatandaşlar, Kemal Kılıçdaroğlu’na veya Cumhuriyet Halk Partisine laf vurmak suretiyle kendini o FETÖ mensubu olmaktan kurtarıyor; ama garip gurafa öğretmen darbeye hiçbir şekilde eylemsel anlamda katılmayan insanlar cezaevinde yatıyor. Dolayısıyla bu adalet yürüyüşü çok yerinde karşılanmıştır. İnanıyorum ki sağlam bir anket yapılsa Kahramanmaraş iktidar partisine çok oy verdiği halde bu adalet yürüyüşüne yüzde 65’in üzerinde olumlu yanıt verecektir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir