ŞALVAR GÜREŞİ DÜNYA’YA AÇILIYOR

Kahramanmaraş’ın ata sporu olan şalvar güreşi Türkiye ve dünya genelinde büyük ilgi görürken, artık Türkiye sınırlarını aşarak dünyaya açılıyor.

Geleneksel Spor Dalları Federasyonu ile Kahramanmaraş Gençlik Hizmetleri Ve Spor İl Müdürlüğü Ortaklaşa Ilıca Kaplıcalarında 15 Temmuz Şalvar güreşi festivali gerçekleştirilmesinin ardından hem gece güreşi hemde şalvar güreşine ilgi arttı.

380 Lisanslı Pehlivanın rekor katılımı ile gerçekleştirilen ve 3000 yıllık tarihi olan Şalvar Güreşi, yaşatmaya devam edilirken aba güreşi ve özellikle şalvar güreşine büyük bir ilgi oluşmasının ardından Türkiye genelinde birçok ilin Gençlik Hizmetleri ve güreş eğitim merkezleri şalvar güreşi ve aba güreşi için Kahramanmaraş Geleneksel Spor Dalları Federasyonu’ndan destek ve yardım talebinde bulundu.

Şenlik Havasında gerçekleşen Ilıca 15 Temmuz Şalvar Güreşi Festivalinde yapılan Şalvar Güreşi gösterileri sonrası ata sporu güreşlere ve özellikle Şalvar güreşine büyük bir ilginin olduğunu söyleyen Kahramanmaraş Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Asbaşkanı Şahin Hopur, unutulmaya yüz tutmuş Gece güreşinin önemine değinerek, “50-60 yıldan beri Türkiye’de unutulmaya yüz tutmuş gece güreşi Hatay ve Gaziantep çevresinde yapılırdı. Bu sporumuzu bugün Kahramanmaraş’ımızın Ilaca’sında tekrar başlatmış bulunmaktayız. Eskiden yetim evlat gibi kalmış olan tüm geleneksel sporlarımızı Etnospor ve Geleneksek Spor Dalları Federasyonu çatısı altında birleştiren başta Bilal Erdoğan’a ve Hakan Kazancı’ya çok teşekkür ediyorum. Vermiş olduğu sözlerle 2017-2018 yılı, şalvar güreşi, aşırtmalı aba güreşi ve kapışmalı aba güreşi olarak güreş yılı ilan edilmiştir. Bu bağlamda özellikle şalvar güreşine tüm Türkiye ve dünyada ilgi arttı.

Ata sporu şalvar güreşi ile ilgili yapılan çalışmaların tahmin edilemez kadar amacına ulaştığını ve bu sempozyumun şalvar güreşine büyük katkı sağladığını söyleyen Kahramanmaraş Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Asbaşkanı Şahin Hopur, şalvar güreşinin tanıtımında bir adım daha ileriye gittiklerini söyledi. Türkiye geneli birçok ilden sürekli şalvar güreşi eğitimi malzemeleri ile ilgili kendilerinden yardım ve destek amaçlı telefonlar geldiğini kaydeden Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Asbaşkanı Hopur, şalvar güreşini Türkiye’ye yeniden tanıtmanın ve yaymanın tatlı mutluluğunu, onurunu yaşadıklarını aktararak, “Artık sadece Türkiye genelinden değil, dünya genelinden de şalvar güreşi eğitimleri ve malzeme desteği için bizden taleplerde bulunuyor” dedi.

 

YAZ SPOR OKULLARINDA EĞİTİMİ VERİLMESİ İSTENİYOR

Bu yıl Aba güreşi ve Şalvar güreşi yurt dışında olduğu gibi Türkiye genelinde de baya bir ses getirdi diyen As Başkan Hopur, “Bizleri Türkiye genelinden baya bir il temsilcileri, kulüpler ve hatta Gençlik Spor İl Müdürlükleri arayıp geleneksel güreş dalları konusunda bizlerden destek ve yardımlar istedi. Bunlardan bir tanesi mesela Edirne oldu. Edirne’de mesela yağlı güreş çok meşhur bir güreş tutkusu var. Niğde, Aksaray gibi illerde daha önce adını bile duymadıkları şalvar güreşi, aba güreşi, aşırtmalı aba güreşi branşlarında Yaz Spor Okulları açacaklarını ve bu konuda kendilerine destek, yardımcı olmamızı istediler. Hatta bu güreş branşları ile ilgili malzeme, antrenör isteklerini bildirdiler. Bu konuda inşallah bir hafta içerisinde aba güreşleri ve şalvar güreşleri konusunda uzman antrenörler ve malzeme desteklerimizi karşılayacağız. Aba güreşimizi ve şalvar güreşimizi Türkiye geneline, bir yağlı güreş gibi, karakucak güreşi gibi yaygınlaştırıp, tanıtmaya çalışacağız” diye konuştu.

 

İSLAMİYET VE ŞALVAR GÜREŞİ

Şalvar güreşinin en eski güreş branşı olduğunu, tarihi ve güreşlerde giyilen şalvarında dünden bugüne nasıl değiştiğini ve geliştiğini anlatan As Başkan Hopur, “Normalde karakucak güreşinin asılda aslında şalvar güreşinden gelir. Biz Türkler İslamiyet’e geçmeden önce şalvar güreşi ayakbağsız ve diz üzerinde keçi kılından dokunmuş bir giysiden yapılırdı. İslamiyet’ten sonra göbek ve diz altı caiz olmadığı, yani günah sayıldığı için şalvar katlı ve yerini pırpık dediğimiz, şuan karakucak güreşinde giyilen diz altından bağlanan ve göbekten bağlanan Karakucak güreşine geçişi oldu. Aslında eskiden Türkiye’nin çoğu yerinde yapılırdı şalvar güreşi… İnşallah geleneğimiz olan, kültürümüz olan şalvar güreşinde de kullandığımız ve pırpık dediğimiz şalvarları uzun ama ayakbağsız olarak giyip, güreşlerimizi bu şekilde yapıyoruz. Yine göbekle diz altı kapalı ama yalnızca ayakbağı yok! Bu arada Tokat ve Sivas gibi karakucağın yaygın olduğu illerde bile bazı antrenörlerin ve sporcularımızın son yapılan sempozyum ve güreş festivallerindeki güreşleri seyretmesi ile birlikte şalvar güreşine daha büyük bir ilgi gösterilmesine neden oldu.

 

ŞALVAR GÜREŞİ TÜRK KİMLİĞİNİN ASLIDIR!

Şalvar güreşinin diğer branşlardan ayıran özelliğin Türk kimliğini, kişiliğini ve karakterini asıl bir şekilde taşıdığını anlatan Hopur, “Biz Türkler savaşlarda aman diyen düşmana asla kılıç kaldırmazdı. İşte Şalvar güreşinde de güreşçi eğer yüz üstü kendini yere bırakırsa üstteki güreşçi ona daha fazla müdahale etmez ve on an rakibini bırakır ve ayağa kalkar” diyerek sözlerine şu şekilde devam etti.

Hopur, “Ayrıca şalvar güreşinde şöyle bir şey var ki; güreşçilerimizden bir tanesi rakibinden puan almaya çalışırken, rakip oyuncu göbeğini yere attığı yani yüz üstü kendini yere bıraktığı zaman hakemler oyunu durdurur ve oyuncuları ayağa kaldırır. Hatta hakemler kaldırmadan bile oyuncular kendilerini bırakır, yani üstteki oyuncu rakibine artık müdahale etmez ve ayağa kalkarlar. Bununla birlikte davulcularımız bile bunun rakibe saygınlık olduğunu bilir ve bir anda davul sesini sustururlar ki, oyun yeniden başlasın diye… Buda aslında şunu gösterir, Türk insanı düşmanı da olsa aman diyene kılıç sallamaz misali, düşmanına saygı gösterdiğini ifade eder. Yani Türk insanı arkadan veya arkadan vurmayı kendine yediremez, düşmanına bile saygı gösterdiği düşüncesinden gelir. Yani bizim bahsettiğimiz şalvar güreşi, Türk insanının kişiliğine ve kimliğine daha yakın bir güreş branşıdır. Buradaki tavır Türk insanının ne kadar asil bir insan olduğun gösterir ve şalvar güreşi de bu yüzden Türk insanının ana güreş branşdır. Bizim kültürümüze ve geleneğimize en uygun güreş branşı şalvar güreşidir bu yüzden. İnşallah bunu aslı gibi yaşatırsak, ilerde diğer ülkelerinde genelinde bunlara benzer güreşleri bir araya getirip dünya şampiyonaları yapılırsa, inşallah güreş adına daha verimli olacağını inanıyoruz” açıklamalarında bulundu.

 

BİRÇOK İLDEN MALZEME VE TEKNİK EKİP İSTİYORLAR

Şalvar Güreşi’nin Türkiye’deki çalışmaları ve gösterilen ilgiden de oldukça memnun olduklarını, bu kadar büyük ilgiyi açıkçası kısa sürede beklemediklerini son olarak ifade eden Hopur, “Şuana kadar Edirne’den arkadaşlarım ve oranın il müdürü aradı. Niğde’den güreş eğitim merkezlerindeki hocalarımız aradı. Şalvar güreşinin ve Aba güreşinin Yaz Spor Okulları açacaklarını, bu konuda teknik ekip ve malzeme taleplerinde ve temin edilmesini konusunda bizden yardım istediler. Türkiye’nin birçok ilinden telefonla arayıp, bizlerden bu konuda eğitim ve malzeme desteği isteyenler oldu. Şuana kadar hala birçok şehirden arkadaşlarımız, hocalarımız arıyor. Aba ve şalvar güreşlerine büyük ilgi yoğunluğu oluştu. Burada biz hiçbir branşı ayırt etmiyoruz ama inşallah şalvar güreşi ve aba güreşi ile ilgili yoğun bir çalışmamız olacak. Aslında Aba güreşi şu sıralar Hatay’a özgü bir güreş branşı olarak biliniyor ama işin aslına bakarsanız Kahramanmaraş’ta da yıllar önce aba güreşi yapılmış ve ata spor olarak kabul edilmiştir. Hatay bu branşı unutturmamış ve geleneksel olarak spor camiasına kazandırmaya çalışmış ve halende Aba güreş ile ilgili müsabakalar düzenliyorlar. Şalvar güreşi de, Adana’da, Osmaniye’de yapılmış. Ancak Kahramanmaraş’ta daha çok ilgi görmüş ve devam ettirilmiş olduğu için Buraya özgü bir güreş branşı olarak kaldı. Kahramanmaraş’ta da Bertiz ve Ilıca mahallelerinde çok büyük ilgi görmüştür. Bertiz ve Ilıca’da yapılan şalvar güreşi müsabakaları sürekli düğün ve bayramlarda, toplu yemeklerde eğlence haline gelmiş ve hiçbir zaman unutulmamış, bir spor dalı olarak benimsenmiştir. Ilıca ve Bertiz’de ne zaman düğün olsa mutlaka güreş müsabakası da yapılmıştır. Bende bir güreşçi olarak daha çok buralarda şalvar güreşine katıldım. Şalvar güreşinin o günlerden günümüze yapıla gelmesi Kahramanmaraş’ta şalvar güreşini unutturmamıştır. Bizlerde bunu Kahramanmaraş gelenide yapıp yaygınlaştırdığımız için, daha sonra Türkiye geneline yaymaya çalıştık” diyerek sözlerini tamamladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir