ATINI ÖLÜME TERK ETTİ 546 LİRA CEZA YEDİ

Pazarcık’ın Yukarımülk Mahallesinde, arsasında su içtiği için Mehmet K. tarafından taşla yaralanan ve sahibi Ahmet K. tarafından 3 gün boyunca ölüme terk edilen at için hayvan hakları savunucuları harekete geçti. Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Kahramanmaraş İl Temsilcisi Çiğdem Şeker’in BİMER’e yazdığı dilekçe sonucu Mehmet K. ve Ahmet K.’ya 546’şar lira para cezası kesildi.

Konuyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan HAYTAP İl Temsilcisi MARTI Kahramanmaraş Tabii Hayata ve Hayvanlara Işık Derneği Başkanı Çiğdem Şeker, “Şikayetimize konu olan at, Pazarcık ilçesi Yukarımülk Mahallesinde vicdansızca ölüme terk edildi. Arsasında su içtiği için taşla yaralanan bu zavallı, üç gün sıcağın altında aç susuz ve yaralı bir şekilde bekletildi. Hayvanı yaralayan kadar onun o şekilde ölümüne göz yuman, hiçbir yardım talebinde bulunmayan hayvan sahibine ne diyelim?  Yıllarca yükünü hafifleten, belki evine ekmek götürmesine vesile olan atına bunu reva görene ne söyleyelim? Minnet duygusu ve vicdanı körelmiş insanlar yüzünden hayvan hakkı savunucularının dünyası artık kararmış durumda” dedi.

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14. Maddesinde yer alan; “Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek yasaktır” hükmüne aykırı hareket edilmesinden dolayı Mehmet K. ve Ahmet K.’ya ayrı ayrı 546 lira idari para cezası kesildiğini belirten HAYTAP İl Temsilcisi Çiğdem Şeker, “Bu yaralı at bir anne aynı zamanda. Minik tayı başında günlerce nöbet tutmuş, yanından bir an ayrılmamış. Maalesef bu güzeller güzeli anne at artık yok. Bunun gibi daha binlercesi bu şekilde ölüme terk ediliyor. Büyükşehir Belediyesi Veteriner işleri Şube Müdürü Yakup Bilal, olay derneğimize intikal edince ekiplerini olay yerine yolladı; fakat anne atın öldüğünü öğrendik.  Kurtaramadık. Doğa ve Milli Parklar Şube Müdürü Hacı Kalınkütük yaptığımız müracaat neticesinde olaya konu olan şahıslara ayrı ayrı 546 TL para cezası uyguladı. Kurum yetkililerimize duyarlılıkları için binlerce teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Aynı zamanda Yerel Hayvan Koruma Gönüllüsü olan Şeker, şunları söyledi: “Yıllardır anlatırız, söyleriz, yazarız, çizeriz; ama nafile. İnsanların çıkarları doğrultusunda devam eden hayata bakış açılarını değiştiremeyiz bir türlü. Atlar, Hisleri en yoğun hayvanlardır. İnsanların yüklerini sırtlarında taşır. Yüksünmez yapar. Ancak insan ona sadece mal gözüyle bakar. İşini gördüğü sürece yemeğini suyunu koyar. Menfaatine yaramadığı an vicdansızca hiç minnet duymadan ölüme terk eder. Düşünün sokaklarda terk edilmiş at veya eşek görmek artık tesadüf değil. Bakımevimizde tedavi altına alınan at veya eşek sayısını ben unuttum. Yaralanmış ya da yaşlanmış bu yük hayvanları ırgat gibi çalıştırılıp ölürken bile acının kucağına bırakılıyor.”

Hayvanlara işkencenin cezasının para cezası değil de hapis cezası verilmesini istediklerini aktaran Şeker, şu açıklamalarda bulundu: “Mensubu olduğumuz HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu yasa değişikliği için canhıraş çalışmaktadır. Artık sona gelmek üzereyiz. Yasa geçerse bu tür hayvan hakkı ihlalleri Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilip hapis cezası uygulanabilecek. Elbette bu durum vicdanını kaybetmiş bu tür insanların sicillerinde kara bir leke olarak kalacak. Belki o zaman yaptıklarını daha iyi sorgulama fırsatı bulacaklar. Tüm hayvanlara sağduyuyla yaklaşabilen bir toplum inşa etmek tek arzumuz. Bu sıcak havalarda önlerine bir kap su koymak, artan yemeklerimizi onlarla paylaşmak, bakımevindeki dostlarımızı ziyaret etmek, yük hayvanlarına karşı daha anlayışlı davranmak, esir hayatı süren hayvanat hapishanelerinin müebbet mahkumlarına gönül gözüyle bakabilmek, her türlü işkenceye hayır diyebilmek kısacası empati kurmak bu kadar zor olamaz, olmamalı. Her türlü mimarisine, mezarlarına kuşlar için suluk yapan atalarımızı mı yoksa kedisi için hırkasının kolunu kesen, gideceği yere ulaştığında ilk önce yük hayvanının yükünü indiren peygamberimizi mi unuttuk? Belki de tek yapmamız gereken özümüze dönmektir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir