GÖKSUN YOLU BİTİYOR MU?

Vuslat TV Kahramanmaraş Temsilcisi Selahattin Sevmez, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Uğur Dilipak’ın STK’lar için organize edilen Göksun yolu gezisinden elde ettiği gözlemlerini yazdı.

İşte Sevmez’in Göksun yolu için tespitlerini ele aldığı yazı:

Dün Türkiye’de belki de bir ilk gerçekleşti. Kahramanmaraş Sevdalısı Milletvekilimiz Sayın M. Uğur Dilipak Bey’in ev sahipliğinde, Büyükşehir Belediyemizin tahsis ettiği otobüsle, yine Kahramanmaraş Sevdalısı birbirinden değerli Kahramanmaraş Platformu üyesi 50 Sivil Toplum Kuruluşunun (STK) Başkan ve üyeleri ile tek yerli ve tek Bölgesel bir basın mensubuyla birlikte Göksun yolunun Tekir ile Andırın yol ayrımı arasındaki yapımı devam eden ve proje aşamasındaki tünel, viyadük ve yol çalışmalarını gün boyunca yerinde incelemek ve bilgi amaçlı bir Siyaset-STK- Yapımcı Firma olarak ortak bir iş gezisi düzenlendi.

Öncelikle Sayın Vekilimizi yapımı bu kadar uzamış sıkıntılı bir yol için Tüm STK temsilcileri ve Basının huzuruna çıkıp hükümeti ve siyaseti temsil etmesi, hantal ve kantar bürokrasinin hatalarına rağmen kamuoyunun karşısına çıkması takdire şayan bir durum olmakla birlikte hem risk hem de büyük bir cesaret idi. Bundan dolayı kendisini kutluyor diğerlerine örnek olmasını temenni ediyorum.

Geziden ön plana çıkan olumlu ve olumsuz şu notları kaleme aldım.

YOLUN ÖNEMİ:

1- Ak Parti iktidarı, büyük Türkiye yolunda adım adım ilerlerken enerjisinin en önemli ayağını duble yollara ayırmışken son 10 yılda kangren olmuş bu yol her ne kadar Kayseri’yi ve 5 ilçemizi merkeze bağlayan bir yol gibi gözükse de sadece Kahramanmaraş Göksun yolu değildir.

2- Türkiye’yi bir vücuda benzetecek olursak vücudun en önemli parçası kalptir ve Kahramanmaraş’ımız da bu kalbin bir parçasıdır. Dolayısıyla Karadeniz’i İç Anadolu’ya, Doğu Akdeniz’e ve Güney Doğu Anadolu’ya bağlayan Türkiye’nin kalbinde ki en önemli atardamar konumunda olacak bir yoldur. Yeni Türkiye’de bu projenin onlarca katı büyüklüğündeki projeler aylar düzeyinde biterken bu yol neden bu kadar uzadı? Şimdi bunları beraber soralım birbirimize.

YOLUN GECİKME NEDENLERİ:

1-Kahramanmaraş Karayolları Bölge olarak, belki de Cumhuriyet döneminde düzenlenmiş bir alt yapı ile hala Mersin Bölge Müdürlüğüne bağlıyız ve Karayolları olarak şeflik düzeyinde olmamızdır. “El elin eşeğini türkü çığırarak ararmış,”

A- ( Ta 90”lı yıllardan bizzat şahidim ki karayollarına bağlı bir kasaba ve köy yolunun altından en ufak kablo, boru vs geçirmek için Mersin bölgeden aylarca onay çıkması beklenirdi) İzin yazısını götürecek ekip en donanımlı ve ağzı laf yapan olurdu ve Hediyesiz ( dondurma ve fıstık ezmesiz) gidilmezdi.

Hala şu an bile Karayollarının kenarındaki çer- çöp ve otların temizlik ihalesi ve her ay ödeme hakedişlerinin imzası dahi Mersin Bölgenin onayı olmadan yapılmamaktadır. Basit bir levha cıvatasının dahi değiştirilmesi, bakımı, onarımı ve boyanmasının ihalesi ve ödemesi dahi Mersin Bölgenin imzası ve onayı olmadan yapılamaz.

Bu şehir 30 yıldan fazla şeflik görevini birilerinin arkasında durmasıyla yürüten bürokratlardan yıllarca emekliliği dolmasına rağmen kurtulamamış ancak ölünce kurtulmamızdan olabilir mi?

Yerine Getirilen fakat Maraşlı olmayan bir inşaat mühendisi yol şefi neden bu bölgede çok kısa süre sonra değiştirildi?

Şu an Karayollarında ve diğer kurumlarda sorumlu düzeyinde ki bürokratların yine emekliliği çoktan geçmiş yaşlı, ayakta durmakta zorlanan, fiziki ve sağlık durumu bu işe hiç uymayan, insanların hala görev başında olması olabilir mi? Trafik işaret ve levhalarından kaynaklanan maddi ve manevi trafik kazalarından ve en son kazalarda ölenlerden bunların sorumluluk payı var mıdır?

2- Yol güzergâhı için Ankara’dan gelen bir ekibin belirlediği bir güzergâh başka bir ekip tarafından değiştirilmiş midir? Bu değişikliklerin bedelini kim ödeyecek.

3- Mevcut yola dökülen şu an ki Türkiye’de ki en kaliteli asfaltın dökülmesi, yeni güzergâhın bitme aşamasına kadar bekletilmesinin izahı var mıdır? Eski yolu sadece tehlikeli madde taşıyan araçlar kim kullanacak, madem yapılacaktı? Daha önce yapılaydı da bari biraz konfor yaşasaydık.

4- Bu yolun bu kadar uzamasının sebeplerinden birisi de zamanında fizibilite çalışmasının yetersiz yapılması olabilir mi?

A- Yeterli ve yeteri kadar konusunda uzman inşaat mühendisleri, mimarlar, jeoloji mühendisleri, Orman mühendisleri, deprem uzmanları, meteoroloji uzmanları, güzergahı çok iyi bilen tarafsız ve objektif yerel tecrübelerden tam anlamıyla faydalanılmış mıdır?

B- Güzergah seçiminde teknolojinin son imkanlarından, sondaj, helikopter, insansız hava aracı ( dron vb) faydalanılmış mıdır ?

C- Güzergah seçiminde öncelikle tamamen kamu ve hazine arazisi tercih edilmiş midir?

D- Şahıs arazisinden gidilmek zorunda olan yerlerde kamulaştırma öncesi ikna için kanaat önderleri vasıtasıyla ikna yoluna tam ve profesyonel bir şekilde gidilmiş midir? Dolayısıyla mahkemelerimiz süreci uzatmıştır.

E- Uzlaşılamayan mülk sahibi Avkt. Vs yüzünden ciddi harcamalar ve çalışmalar yapılmasına rağmen güzergâh dahi değiştirilmek zorunda kalınmış mıdır? Buda sürecin uzamasına neden olmuş olabilir mi?

F- Artık eski Türkiye olmadığımız için imkânlarda genişlemiş ve en yetkili birisi, madem bu kadar geciktiniz ve yanlış güzergâh seçimleri yaptınız, yapıyorsanız adam gibi yol yapın ve hakkını verin, demiş olabilir mi?

G- Eskiden bir proje masa başında çizilir ve arazide aynen yanlışta olsa uygulanırdı. Bu uygulama değişmiş ve arazide keşif artışı dahil işin hakkı neyse o yapılacak denilmiş olabilir mi?

H- Daha önceki müteahhit ve taşeronlar iflas etmiş olabilir mi?

I – Yolun zorluk derecesi geç anlaşılmış ve iflas eden müteahhitlerde olunca bunun altından kalkacak dünya çapındaki yapımcı firmaların girebileceği (tünel, viyadük, beton asfalt lı) bir ihale ye çıkılmak zorunda kalınmasından olabilir mi?

İ – Dünya çapındaki bu firmalarla Reisimizin yaptığı gibi basın önünde bu yolun süresi her ne kadar şu kadar olsa da şu kadar sürede bitireceksin diye pazarlık ve söz alınmamasından olabilir mi?

J- Ana firma taşerona devretmiş ve taşeron firma da işi süresinde bitirmeyi planlamış; ancak şartnamedeki kadar araç- gereç ve teknik personel çalıştırıyor olabilir mi?

K- Hala ihalesi yapılmamış yol, viyadük, tünel olabilir mi?

M- Bu şartlarda Göksun- Kahramanmaraş Arasının Göksun Kavşağı ve Hasancıklı köprüsü (servis yolu dahil) arasındaki yol, köprü, tünel ve viyadüklerle birlikte 1 metresinin dahi beton asfalt veya sıcak asfalt dahil tamamının iki yıldan önce 2018 sonu itibariyle biteceğine inanan varsa beni ikna etsin. Bu Yol tamamen 2023 Türkiye’sine yetişsin başka bir şey istemiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir