MARAŞ ANSİKLOPEDİSİNİN İLK CİLDİ OKURLA BULUŞTU!

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin (KSÜ) girişimleriyle Kahramanmaraş’ın tarihi, kültürü, ekonomisi, coğrafyası, gelenek ve görenekleri, edebiyata ve tarihe iz bırakmış önemli şahsiyetleriyle A’dan Z’ye ansiklopedileşiyor. Ansiklopedinin ilk cildi okurla buluştu.

İşte Kahramanmaraş Ansiklopedisinin ortaya çıkış süreci ve hazırlanma şekli:

Kuruluşu tarih öncesi çağlara kadar uzanan Kahramanmaraş, tarihî süreç içerisinde Hititler, Asurlar, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular, Dulkadiroğulları ve nihayetin-de Osmanlıların idaresinde kalmıştır. Birinci Dünya Harbi’nden sonra Maraş halkı, istiklal ve istikballeri için kendi imkânlarını kullanarak varlık ya da yokluk mücadelesine girişti. Dünyada eşine nadir rastlanan bir kahramanlık örneği göstererek işgalci Fransızları “Maraş bize mezar olmadan, düşmana gülzâr olmaz” düsturuyla şehirden uzaklaştırdı ve bu başarısından dolayı Maraş’a “Kahraman” unvanı verildi. Kısa zaman zarfında Kahramanmaraş, bu başarısını gerek idari gerekse sosyal, ekonomik ve kültürel alanda da gösterdi. Kültür alanında Kahramanmaraş hakkında birçok tez, kitap ve makale yazılıp, sempozyum, konferans ve panel düzenlendi. Evliya Çelebi, meşhur seyahatname adlı eserinde Kahramanmaraş’tan birçok kez bahsetmiş ve şehri anarken, “şehr-i azim”, şehr-i Maraş-ı atîk”, “arz-ı mukaddes” ve “eyalet-i kadîm” olarak adlandırmıştır. Şerefüddin Mağmûmî’nin (1860-1931) “Seyahat Hatıraları” adlı eserinde geçen “Cebel-i Bereket, Bulanık, Maraş” adlı bölümü Maraş ve kazalarını anlatması bakımından son derece değer-li bir diğer kaynaktır.  Charles Texier’in (1802-1871) “Küçük Asya” adlı eseri Maraş ve çevresinden bahseder. Kâmil el-Bâli el-Halebi, “Kitâbü Nehrizzeheb fî Târîh-i Haleb” adlı eserinde Maraş mer-kezinin tarihi, sonrasında ise Maraş’a bağlı köy ve nahiyelerin nüfuslarından bahsetmektedir. Vital Cuinet, (1833-1896) “Asya Türkiyesi-İdari Coğrafyası” adlı eserinde Maraş sancağı ve sancağa bağlı kazaların coğrafi, idari, nüfus, etnik ve dinsel durumu hakkında teferruatlı bilgi vermektedir. Yâkut el-Hamevî’nin (?-1226) “Mu’cemül Büldan”, Şemseddin Sami’nin (1850-1904) “Kâmûsu’l-A’lâm”, Ali Cevad’ın “Memâlik-i Osmâniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügâtı”, Ahmet Rifat Efendi’nin “Lügât-ı Tâ-rihiyye ve Coğrafiyye”, Ali Saib’in “Coğrafya-yı Mufassal, Memalik-i Devlet-i Osmaniyye”, Ali Tevfik’in “Memâlik-i Osmâniyye Coğrafyası” adlı eserleri Kahramanmaraş’tan bahseden nadir eserlerden sadece bazılarıdır. Ord. Prof. Dr. Mükrimin Halil Yinanç’ın “Müslümanlar Tarafından Fethinden XIII. Yüzyıl Sonuna Kadar Maraş Beyleri” ve Prof. Dr. Refet Yinanç’ın “Maraş Tahrir Defteri” ile  “Dulkadir Beyliği” adlı eserleri akademik anlamda Kahramanmaraş tarihi üzerine yapılan ilk çalışmalardandır. Kahramanmaraş’ın fiziki, idari, sosyal, ekonomik ve kültürel tarihini ortaya koyan doktora tezleri de şehirle ilgili göz ardı edilemez kaynaklardır. Bu anlamda, Prof. Dr. İbrahim Solak’ın XVI. Asırda Maraş Kazası, Dr. Arif Sarı’nın,  XVI. Yüzyılda Dulkadirli Türkmenleri, Yrd. Doç. Dr. Hasan Arslan’ın 17. Yüzyılda Maraş Sancağı, Dr. Mahmut Ulubaş’ın Maraş ve Çevresinde Aşiretler (1774-1865), Doç. Dr. Ayhan Doğan’ın XIX. Yüzyılın İkinci Yarısında Maraş, Doç. Dr. Harun Şahin’in XX. Yüzyılın Başlarında Maraş Sancağı’nın İktisadi, Mali ve Sosyal Durumu, Doç. Dr. Nermin Gümüşalan’ın XX. Yüzyılın İlk Yarısında Maraş (1908-1938, Yrd. Doç. Dr. Erhan Alpaslan’ın 1923-1950 Dönemi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Maraş Milletvekilleri ve Siyasi Faaliyetleri, Kahramanmaraş ile ilgili önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Yine, Prof. Dr. Hamza Gündoğdu’nun “Dulkadırlı Beyliği Mimarisi” ve Prof. Dr. Mehmet Özkarcı’nın “Kahramanmaraş Kültür Varlıkları Envanteri” göz ardı edilmemesi gereken kayda değer çalışmalardır. Kahramanmaraş tarihine ışık tutan diğer önemli kaynaklar ise; Besim Atalay’ın Maraş Tarihi ve Coğrafyası, Prof. Dr. İlyas Gökhan ve Selim Kaya’nın İlkçağdan Dulkadirlilere Kadar Maraş, Prof. Dr. İlyas Gökhan’ın Başlangıçtan Kurtuluş Harbine Kadar Maraş Tarihi, Prof. Dr. Ahmet Eyicil’in Yakın Çağda Kahramanmaraş, Arifi  Paşa’nın “Elbistan ve Maraş’ta Dulkadir Oğulları Hükümeti”, Doç. Dr. Nejla Günay’in Maraş’ta Ermeniler ve Zeytun İsyanları, Yaşar Akbıyık’ın, Milli Mücadelede Güney Cephesi Maraş ve Yrd. Doç. Dr. İsmail Altınöz’ün Dulkadir Eyaletinin Kuruluşu ve Gelişmesi olarak özetlenebilir. Emekli öğretmen Yaşar Alparslan’ın Kahramanmaraş’ın kültürel kimliğini ve mirasını oluşturan birikimin tarih içinden günümüze akışını ortaya koyan eserleri başlı başına takdire şayandır. Şehirlere münhasır olmak üzere ansiklopedi çalışmalarında son yıllarda artış görülmektedir. Bu tür bilimsel çalışmaların ağırlık kazanmasında şehirlerde kurulan üniversitelerin katkısı oldukça büyüktür. Şehirlerle ilgili ansiklopedi çalışmaları kendisinden önceki çalışmalardan beslendiği gibi bu tür çalışmaların kendisinden sonraki çalışmalara da temel bir kaynak vazifesi görmesi beklenmektedir. Kahramanmaraş ansiklopedisinin hazırlanma amacı, Kahramanmaraş şehrini incelemek, Kahramanmaraş’la ilgili çalışma yapmış nitelikli araştırmacılar tarafından açık bir dille, görsel verilerle desteklenmiş bir düzen içinde, Kahramanmaraş’ın kültürünü, sosyal tarihini, doğal, zenginliklerini, müesseselerini, yapılarını, yetişmiş önemli şahsiyetlerini araştırarak ansiklopedi kriterlerine uygun olarak hazırlamak ve geleceğe aktarmaktır. Oldukça geniş bir muhtevaya sahip, bir o kadar da hacimli olan bu önemli çalışmayı gerçekleştirmek amacıyla yapılması gereken ilk iş maddelerin belirlenme süreci idi. Bu amaçla işe ilk olarak “A” maddesinden başlandı. Bu bağlamda Kahramanmaraş ile ilgili farklı içeriklerdeki ansiklopediler, tarih, coğrafya, edebiyat, biyografi, sanat, biyoloji, ziraat, din, kültür vesaire tüm yayınlar, alanında uzman akademisyenler ve araştırmacılar tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenerek maddelerin belirlenme süreci tamamlandı. Belirlenen bu madde başlıkları yine alanında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından yazıldı. Madde başlıklarının yazımından sonra maddelerin redaksiyonu ve dizgisi gerçekleştirilerek Kahramanmaraş Ansiklopedisi’nin ilk cildi tamamlandı. Maddelerin genel ölçütü, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesinde oluşturulan bilim kurulu tarafından belirlendi. Madde başlıklarının belirlenmesinde şu kriterler ön planda tutuldu: Şehrin tarihi, çağdaş, yerel ve adli yöneticileri. Akademisyen, yazar ve sanatçılardan Kahramanmaraşlı veya Kahramanmaraş’la ilgili çalışması olanlar. Bürokraside önemli yere gelmiş olan Kahramanmaraşlılar. Basın kuruluşlarında önemli yer edinmiş şahıslar. Milli sporcular. Resmî kurum, kuruluş ve yayın organları. Sanatçılar, iş adamları, iş dünyasında önemli bir yere sahip olan şirketler, bu bağlamda Türkiye genelinde ilk 500 firma arasına girenler. İlçe, mahalle,  belde, köyler ve buraların tarihi yapıları ile mekânları. Şehrin önemli kültürel alanları. Endemik bitki türleri, yöresel yemekler ve Maraş’a has bazı özellikler. Kahramanmaraş Ansiklopedisi maddelerinin yazımında gerekli görülen yerlerde, ulaşılabilen görsel malzemelerle desteklenmesi yoluna gidildi. Bu bağlamda yakın dönemde yaşamış yahut günümüzde yaşayan kişiler, bitki türleri, yemekler, kültürel alanlar, tarihi yapılar ve benzeri maddelerde resimlerden faydalanıldı. Kahramanmaraş Ansiklopedisi’nin yazım özellikleri şu şekildedir. Maddelerin yazım sürecinde Kahramanmaraş Ansiklopedisi yayın ve bilim kurulunca yazım kuralları oluşturuldu ve maddeler bu kurallara uygun olarak yazıldı. Maddelendirme alfabetik sıralamaya göre yapıldı. Kişiler soyadlarına göre sıralamaya konuldu. (Solak, İbrahim) Soyadı Kanunu’ndan önce yaşamış şahıslar unvanları yahut bilinen mahlaslarına göre sınıflandırıldılar. Ali Paşa (Hafız). “Âşık” gibi ön adı bulunanlarda bu sıfat, sıralamada önde tutuldu; (Âşık Hüdâi). Şahısların doğum ve vefat tarihleri biliniyor ise bu tarihler parantez içerisinde belirtildi. (d.1940-ö. 2001). Şahısların doğum ve vefat tarihleriyle ilgili bilgi bulunmuyor yahut bu konuda tereddüt varsa “?” ile belirtildi. (d. ? – ö. 2001). Maddelerde tarihlerin belirtilmesi sırasında miladi tarihler “m.” ile, hicri tarihler “h.” ile, rumi tarihler de “r.”  harfi ile ayrıca belirtildi. Maddenin adı yazıldıktan sonra içeriğiyle ilgili bir ifadeyle madde tanıtıldı. (Ahdî-İ Mar’aşî, Divan şairi.) Maddelerin yazım sürecinde en son TDK Yazım Kılavuzu esas alındı. Fakat eski tarihlerde yaşamış ve soyadı almamış kişilerin isimleri ile bazı kurum ve kuruluşların adlarının yazımında eski imlâ şekilleri kullanıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir