DÜNYALARI YEDİK AMA DOYMAK BİLMİYORUZ

TEMA Vakfı Kahramanmaraş İl Temsilcisi Abdurrahman Akbolat, İnsanların tüketim alışkanlıklarının düzensiz olduğuna dikkat çekerek: “Tüketim alışkanlığımız böyle giderse bir Dünya’dan fazlasına ihtiyacımız olacak. Ve her gün biz bir başkasının tabağından yiyoruz. Tüketim konusunda daha duyarlı olmalıyız.”dedi.

Yenen her lokmanın küresel sonuçları olduğunu belirten Akbolat: “Süpermarket raflarını hep dolu görüyoruz ve hiç boşalmayacağını düşünüyoruz. Fakat unutmayalım ki gıda tükenmez değil. Her gece 1 milyar insan yatağa aç giriyor. Bütün bu adaletsiz paylaşım ve gıdaya erişimin önündeki engeller Dünya’yı yaşanamaz hale getiriyor.”diye konuştu.

Tarım arazilerinin hızla azaldığını söyleyen Akbolat şunları söyledi: “Verilere göre tarım alanları 2001 yılında 26,4 milyon hektar iken 2016 yılında 23,7 milyon hektara geriledi. Yılda ortalama 180 bin hektar kayıpla 15 yılda toplam 2,7 milyon hektar (yaklaşık iki İstanbul büyüklüğünde) azalma olduğu görülüyor. Tarım alanlarındaki azalma tarımsal istihdamda da azalmayı tetikliyor. 2002 yılında tarımsal istihdam 7,46 milyon kişi iken, 2016 yılı nisan ayında yüzde 28 azalış ile 5,35 milyon kişiye geriledi. Bu durum artan nüfus ile birlikte gelecekte gıda güvencesinde ciddi bir sorun olabileceğine işaret ediyor. Dünya bir yandan açlığın önüne geçmeye çalışırken maalesef diğer yandan amaç dışı tahsislerle tarım alanlarında azalma oluyor. Türkiye’de 1989-2010 yılları arasında yaklaşık 2,4 milyon hektar arazinin tarım dışına çıkarılmasına yönelik talepte bulunuldu. Bu kapsamda 827 bin hektar alanın tarım dışı faaliyet için kullanımına izin verildi. Buna göre amaç dışı kullanım taleplerinde her üç talepten birine izin verildiği görülüyor.

Kırsal kalkınmaya daha çok önem verilmesi gerektiğinin altını çizen Akbolat: “Kırsal alanda yaşayan nüfusun büyük bir bölümü tarımsal faaliyetle geçimini sağlıyor. Ancak artan nüfus ile tarımdan sağlanan gelir yetersiz kalıyor. Tarım arazilerinin çeşitli nedenlerle parçalanmasıyla tarım işletmeleri düşük gelirli küçük işletmelere dönüşüyor. Tarımsal üretimde makine kullanımının artmasıyla iş gücüne olan talebin azalması gibi ekonomik nedenlerle köyden kente göç gerçekleşiyor. Yaşanan göç, tarımsal üretimde çalışacak genç iş gücünün azalmasına yol açıyor. Terk edilen araziler atıl kalıyor. Tarımda üretimin ve verimin düşmesi, kırsal yoksulluğun artması gibi birçok sorunu ortaya çıkarıyor. Bu kapsamda kırsaldan kente göçün azaltılması ve tersine göç hareketinin başlaması için kırsal kalkınma projeleri ve yatırımları artırılmalı.” İfadelerini kullandı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir