KAHRAMANMARAŞ DEPREM RİSKİ EN YÜKSEK OLAN İL

Jeoloji Mühendisleri Odası Kahramanmaraş İl Temsilcisi Volkan Dalyan, Doğu Anadolu fay hattı üzerinde yer alan Kahramanmaraş’ın, Sivrice ve Pütürge depremleri gibi her an deprem riski taşıyan bir bölgede olduğunu söyledi.

Son zamanlarda çevre illerde Artçı depremlerin sürdüğü Doğu Anadolu Fay hattı üzerinde yer alan Kahramanmaraş’ta deprem ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çeken Jeoloji Mühendisleri Odası Kahramanmaraş İl Temsilcisi Volkan Dalyan, her deprem gibi Pütürge ve İzmir depremlerinin de bir anda olduğunu ve insanların hazırlıksız yakalandığını hatırlattı. Depremleri günümüz teknolojisi ile bilmenin mümkün olmadığını ancak tahminlerin olduğunu ifade eden Dalyan, Kahramanmaraş için uyarılarda bulundu.

Paniğe kapılmadan yaşanan alanların depremselliğinin ciddiye alınması gerektiğini ifade eden Dalyan, “Doğal olarak yaşamak zorunda olduğumuz yerleşim yerlerinde inşa ettiğimiz ve edeceğimiz yapıların deprem esnasında ne hale geleceğini bilmek zorundayız. Kahramanmaraş doğu Anadolu fay hattı üzerinde Kahramanmaraş, Jeolojik olarak, yer altı su kaynakları, jeotermal kaynakları, iklim şartları, doğası ve dört mevsimi’ bir arada yaşatan özellikleri ile, nadir şehirlerden biri olmanın yanı sıra, ülkemizin birçok yerleşim yeri gibi heyelan, taşkın riski ve özellikle de diri faylar üzerinde yer alan, deprem tehdidi altında yaşayan bir şehirdir. Kahramanmaraş’ın riski doğu Anadolu fayı üzerinde tehlikeli bir sismik boşluk olan Türkoğlu – Gölbaşı segmentine çok yakın olmasıdır. Deprem olduktan sonra, insanlar öldükten sonra ne yaparsanız boştur. İnsanlar olduktan sonra ne gibi hazırlıkları yapacağımızı düşünmek yerine, insanların ölmemesi için ne yapmalıyız bunu düşünmek zorundayız. Kentimiz için risk her zaman mevcuttur. İnsanları korkutmadan, ürkütmeden anlatmak, hatırlatmak zorundayız” dedi.

 

“GELECEKTEKİ OLASI DEPREMLERİ EN AZ ZARARLA ATLATABİLMESİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Yaşadığımız her depremden sonra aynı şeyler konuşulmakta ve herkes topu üzerinden atmanın derdine düşmektedir diyen Jeoloji Mühendisleri Odası Kahramanmaraş İl Temsilcisi Volkan Dalyan, il özelinde bazı faylar üzerinde paleosismoloji ve mikro bölgeleme çalışması yapıldığı bilinmekte birlikte, kent genelinde paleosismoloji yapılmayan fay hatları/zonları üzerinde gerekli araştırma çalışmalarının yapılarak fayların geçtiği yerlerin tam olarak belirlenmesi, bu çalışmalar sonuçlarından elde edilecek bilgiler, diğer ilgili meslek guruplarından (inşaat, mimarlık, şehir plancıları vb. gibi) edinilecek bilgiler ile afet olasılıkları ışığında Planlar hazırlanması, Bu planlar dikkate alınarak kentin gelişim ve yerleşim stratejileri belirlenmesi, gerekmekte olup bu çerçevede aktif fay haritalarının çevre düzeni haritalarına işlenmesi ve aktif fay zonlarının sakınım bantı içinde kalan alanlarda bina ve bina türü yapılar için sınırlama getirilmesi gerekmektedir.  il merkezinin önemli bir kısmı alüvyon üzerinde yer alan bir bölgede yerleştiği için Kahramanmaraş, yaşanabilecek depremlerde zeminden kaynaklanan olumsuzluklar yaşaması beklenen bir ilimizdir.  Alüvyon zeminler, zayıf mühendislik özellikleri nedeniyle depremden kaynaklanan sarsıntıyı binalara büyüterek iletmekte, zemin büyütmesi olarak adlandırılan bu durum da yapıların deprem etkisini daha sağlam zeminler üzerindeki yapılara oranla çok daha fazla hasar almasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra bu tür zeminler depremde sıvılaşma, oturma, gibi problemlere de yol açmaktadır. Zeminlerin deprem davranışı ancak detaylı zemin araştırmalarını kapsayan çalışmalar ile ortaya konulmaktadır. Bu çalışmalardan sonra eğer ekonomik sınırlar içerisinde kalıyor ise zemindeki olumsuzlukları önleyecek uygun önlemler deprem olmadan önce alınabilmektedir.  Kahramanmaraş zayıf bir zemine sahip olmanın, bu nedenle de olası bir depremde şiddetle sarsılacak olmanın yanı sıra, il merkezindeki binaların altından diri fay geçen illerimizden biridir. Bu nedenle Kahramanmaraş’ın olası büyük bir depremde hem depremin yaratacağı şiddetli sarsıntı hem de yüzey faylanması tehlikesi nedeniyle hasar alması beklenmektedir. Bu durumda en akıllıca yaklaşım yapıların deprem sarsıntısını karşılayacak biçimde kurallara uygun hale getirilmesidir. Kahramanmaraşlı Jeoloji Mühendisleri olarak bizler, Vatandaşlarımızı, ilgili kurumları, Müteahhitleri ve karar vericileri, Kahramanmaraş’ın Doğal afetler, deprem ve diri fay tehlikesi hakkında uyarıcı ve yönlendirici olma amacındayız” dedi.

 

“KAHRAMANMARAŞ’IN KAYBEDECEK ZAMANI YOK”

Öncelikle Kahramanmaraş’ta yaşayan hemşerilerimizi uyarmak istiyoruz diyen Dalyan, “Neden önce vatandaş diye soracak olursanız; Değerli Kahramanmaraşlılar, evet sizler bizim kadar, bizlerde sizler kadar biliyoruz, bu konuda geçmişte yapılan imar hatalarının, eksik çalışmaların, yanlış uygulamaların kimler tarafından izin verilerek kimler tarafından uygulandığını. Ülkemizde deprem beklenen şehirler arasında ilk sırada olan Kahramanmaraş’ın kaybedecek zamanı yok. Değerli hemşerilerim, bu şartlarda sizlerin gücünüz doğrultusunda önlemlerinizi almanız, hazırlıklı olmanız ilk sırada geliyor. Eski binalarda oturanlar, mutlaka binalarını test yaptırmalı, çürük yapılarda oturanlar bedeli ne olursa olsun, taşınmalı, bu alanlardan uzaklaşmalıdır. İlgili kurumlardan (Ünüversite, Ç.Şehircilik İl müd., Jeoloji Müh. Odası vb. gibi) ilin diri fay alanlarını öğrenmeli ve gerekli tebirleri almalıdır. Depremin ansızın her an olabileceğini unutmadan AFAD müdürlüğü ve birimlerinden deprem anında ve sonrasında gerekecek bilgileri edinilmelidir.

Bu önlemleri alacak gücü olmayan insanların yetkililerden talepler oluşturarak yardım istemesi her vatandaşın hakkıdır. Tedbir bizden taktir Allahtan diyerek hayatta kalmanın ilk kuralı bilinçli olmaktır.

Unutmayın ki hayatta kaldığınız taktirde kim izin vermiş, kim yapmış şeklinde hep beraber sorumlusunu bulur ve cezalandırırız. Bu konuların çözümü içinde öncelikle Fay Yasalarının çıkartılması ve herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Odamız ve meslektaşlarımız bu konuda talep edildiği takdirde iş birliğine her zaman hazırdır” dedi.

 

“YEREL YÖNETİMLER İŞİNDE UZMAN KONTROL MÜHENDİSLERİ VE TEKNİK ELEMAN İSTİHTAM ETMELİ”

İnşaat teknik bir iştir ve teknik kişiler tarafından yapılmalıdır diyen Dalyan, “Öncelikle Değerli yöneticiler, siyasiler ve karar vericiler, Elazığ ve İzmir Depremi sonrası, hayatını kaybeden vatandaşlar ile birlikte yakınlarını kaybeden ve evsiz kalan birçok vatandaşımız da var. Devletimiz hiçbir talep olmaksızın, deprem konutları yaparak vatandaşına sahip çıkmaktadır, Bir gecede bu yatırım kararı bütçe gözetmeksizin devletimiz tarafından projelendirilmiş ve uygulamaya başlanmıştır. Kahramanmaraş olarak gelin deprem olmasını beklemeden insanlarımız çadırlara inmeden bu konutlar talep edilmeli, yerler belirlenmeli ve ne kurtarırsak o kardır mantığı ile şehrimizin acil ihtiyaçları arasında bu konu ilk sıraya alınmalıdır.

Fay hatlarının risk teşkil ettiği yerlerde, imar planı uygulamalarını, kesinlikle yatay mimari çözümlerle revize edilmeli. Yerleşim alanları kısıtlı olan bölgelerde bu uygulama zor olacaktır. Bu bölgelerde ise gerekli mühendislik projeleri ve uygulamaları kar ve zarar gözetmeksizin yapılmalı, yerel yönetimlerin bu konuya dikkatle eğilmeleri gerekmektedir. Yerel yönetimler bu konuda uzman kontrol mühendisleri ve daha fazla teknik eleman istihtam etmelidir. Meslek odaları belediyeler ve diğer kurumlar ile iletişim halinde olmalı ve uygulamalarda aktif rol almalıdır. Meslek odaları kendi kontrol mekanizmasını kurarak yaptırm sahibi olmalı ve yerel yönetimler tarafından desteklenmelidir.

Meslek odaları inşaat kalemlerini bir bütün olarak görmeli, ticari kar amacı olmadan birbirini destekler vaziyette çalışmalar yapmalı ve kararlar almak üzere şehir komisyonları oluşturmalıdır.

Uygulama hataları üstü örtülecek veya bişey olmaz diyecek kadar basite alınmamalı, düzeltilmeli gerekirse yeniden yapılmalıdır. Projedeki en ufak detayın bile bir matematiksel hesaba bağlı olarak yapıldığı, bilinmelidir.

 

 “TECRÜBE İLE SABİT!”

Vicdansız ve bilinçsiz jeoloji mühendislerinin zeminde karşılaşılan sorunları dikkate almadığını, yıkılan binalarda zeminsel sıkıntıların ortaya bile konulmayarak raporlar hazırlandığını çok iyi biliyoruz diyen Jeoloji Mühendisleri Odası Kahramanmaraş İl Temsilcisi Volkan Dalyan, “Kötü statikci’nin binayı demire boğduğuna şahidiz. 30×60 olması gereken kolon yapısının gereksiz yere 40×70 olduğunu gördük. Aynı projeyi iki farklı statikçi’ye hesaplattırarak bu kadar ciddi farkların olabileceğini gördük.

Bunun sebebi tamamen tecrübe farkıdır. Bu tecrübe farkı size mali yönden olumlu veya olumsuz sonuçlar doğuruyor.  Bu yüzden inşaat sürecinde yol alacağınız firmaları ve projecileri muhakkak fiyatı ile değil tecrübeleri ile değerlendirmelisiniz. Burada arsa sahiplerine de büyük iş düşüyor. Muhakkak bu sektörde hizmet vermiş, inşaat sektöründe bilgi birikimi olan iyi bir avukat ile kat karşılığı sözleşmeyi hazırlamanız ve iş bitimine kadar avukatınız ile birlikte yol yürümeniz gereklidir.

Çünkü sözleşmelerde her cümlenin / kelimenin hukuksal bir karşılığı vardır. Unuttuğunuz veya yazmamanız gereken bir ifadeyi sözleşmede bulundurmanız, sonrasında başınızı fazlasıyla ağartacağından en ufak bir şüpheniz olmasın. Bu konuları çözersek geriye sadece engel olamadığımız depremin sonrası acil eylem planlarını konuşabiliriz. Bu konuların çözümü içinde öncelikle Fay Yasalarının çıkartılması ve herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Odamız ve meslektaşlarımız bu konuda talep edildiği takdirde iş birliğine her zaman hazırdır” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir