KSÜ DE PERSONEL ALIMI SKANDALI

KSÜ’de Yine Adrese Teslim Personel Alımı! İlan Yeni Ama Liste Eski!
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ), Akademik Personel Alımı için yeniden ilana çıktı. Ancak daha önceki kişiye özel adrese teslim ilanında yer alan ve kamuoyunun tepkileri üzerine iptal edilen ilandaki 7 kişinin 6’sının yeni ilanda da ısrarla yer alması hem kamuoyunun hem de eğitim camiasının tepkisini çekti.
26 Ağustos 2021 tarih ve 31580 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan KSÜ Öğretim Görevlisi Alım İlanı’nda alınacak kişilerin belli olması, ülke çapında infiale sebep olmuştu. Kamuoyunun artan tepkileri üzerine KSÜ Yönetimi hatasını kabul etmiş ve adı geçen öğretim görevlisi ilanını iptal etmek zorunda kalmıştı. Aradan geçen 4 ayın ardından KSÜ Yönetimi, yeniden Akademik Personel Alımı için ilana çıktı ve ilan 31 Aralık 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Daha önce iptal edilen ilandaki kişiye özel, adrese teslim sahipli kadroların bir eksikle şahsen başvuru şartı konmasıyla yeni ilanda da yer alması, başkaca başvurulara fırsat eşitliğinin engellendiği gerekçesiyle kamuoyu tarafından tepki gösterildi. KSÜ Yönetimin “Yeni İlan Adrese Teslim Eski Liste” uygulamasına bir tepki de Eğitim-Bir-Sen Teşkilatlanmadan Sorumlu Şube Başkan Yardımcısı Ali Dağ’dan geldi.
Konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan Dağ, “İddialara göre 26 Ağustos 2021 tarih ve 31580 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve daha sonra iptal edilen Öğretim Görevlisi Alım İlanı’ndaki 7 kişiden sadece birinin liste dışı bırakıldığı geriye kalan 6 kişinin aynen korunduğu; hatta bu kişilerden 3’nün eşi, birinin ise halasının üniversitede çalıştığı söyleniyor. Eğer iddialar doğru ise bu kişilerin alım ısrarındaki keyfiyet neden veya kimlerden kaynaklanıyor?” dedi.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin Kalite Politikası’nda yer alan; “Ülkenin ve toplumun değerlerine saygılı, bu değerleri özümseyen, bununla birlikte evrensel değerleri takip eden; tabi olduğu yasal, düzenleyici ve etik kurallara her zaman uygun çalışan, bir üniversite olmaktır” ifadelerini hatırlatan Dağ, üniversite yönetimin tam tersi bir uygulama ortaya koyduğunu belirtti.
“KİŞİYE ÖZEL, ADRESE TESLİM İLANLAR VERİLMEKTEDİR”
Dağ, şöyle konuştu: “Basında olumsuz haberlerin biri bitmeden diğerinin gündeme gelmesi üniversite mensuplarını üzerken, yöneticilerin vurdumduymazlığı her kesimi rahatsız etmeye devam ediyor. Özellikle akademik ilanlarda fırsat eşitliğini öncelemek, bilimsel ve kaliteyi artırmak yerine kişiye özel, adrese teslim ilanlar verilmektedir. Üniversitenin, 31 Aralık 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ilan metni de adeta buna delil niteliğindedir. 26 Ağustos 2021 tarih ve 31580 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Öğretim Görevlisi Alım İlanı’nda alınacak kişilerin belli olması, ülke çapında infiale sebep olmuştu. Üniversite, hatasını kabul etti ve adı geçen öğretim görevlisi ilanını iptal etmek zorunda kaldı. Bu durum herkesin malumudur. 31 Aralık 2021 tarih ve 31706 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Personel Alım İlanında, daha önce iptal edilen ilandaki kişiye özel, adrese teslim sahipli kadroların bir eksikle şahsen başvuru şartı konmasıyla, başkaca başvurulara fırsat eşitliğinin engellendiği, Danıştay içtihat kararlarındaki tecrübe şartının sınırlarının da üstünde başvuru şartlarıyla alanların daha da daraltıldığı sendikamıza gelen şikâyetlerde iddia edilmektedir.”
“BU KİŞİLERİN ALIM ISRARINDAKİ KEYFİYET NEDEN”
Daha önceki iptal edilen ilanda yer alan, 7 kişiden 6’sının, yeni ilanda yer aldığını vurgulayan Dağ, söz konusu 6 kişiden 4’ünün akrabalarının KSÜ’de çalıştığı iddialarına değindi. Dağ, açıklamasını şöyle sürdürdü: “İddialara göre 26 Ağustos 2021 tarih ve 31580 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve daha sonra iptal edilen Öğretim Görevlisi Alım İlanı’ndaki 7 kişiden sadece birinin liste dışı bırakıldığı geriye kalan 6 kişinin aynen korunduğu; hatta bu kişilerden 3’nün eşi, birinin ise halasının üniversitede çalıştığı söyleniyor. Eğer iddialar doğru ise bu kişilerin alım ısrarındaki keyfiyet neden veya kimlerden kaynaklanıyor? Yönetim, kendi içinde yetişmiş, kadro bekleyen personelinden ya habersiz veya bunları dışlıyor. Dışarıdan öğretim görevlisi almak için efor harcayıp ısrar edileceğine, içerden başarı hikayesi asistanken Doçent olmuş, hala 2018 yılından beri asistan kadrosunda bekleyen üyemize kadro verilmemesinin nedenini de öğrenmek istiyoruz. Neden verilmiyor? Yoksa alımında ısrar edilenler, dost sohbetlerinde verilmiş sözlerden mi? Bu kişileri alarak üniversitenin bilimsel başarı çıtası mı yükseltilmek isteniyor? Kamuoyunun bilmediği bilimsel üstünlükleri nelerdir? Bunlarla Nobel’e aday olunacak da, bizim mi haberimiz yok!”
“ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ HİÇ BİR UYARIMIZI DİKKATE ALMAMAKTADIR”
Yetkili sendika olarak, üniversitenin kurumsallığının zarar görmesini istemediklerini ve daha önceki personel alımının adrese teslim olduğunu üniversite yönetimine ilettiklerini aktaran Başkan Yardımcısı Ali Dağ, üniversite yönetiminin hiçbir uyarıyı dikkate almadığını belirterek şunları kaydetti: “Daha önce iptal edilen ilanda, alınacakların kimlik numaraları ile kimler olduğuna dair sendikamıza gelen bilgileri resmi yazı ile üniversite rektörlüğüne iletmiştik. Gelinen noktada iddialar devam etmekte ve görünen o ki üniversite yönetimi hiç bir uyarımızı dikkate almamaktadır. Son ilanın çoğu ile ilgili adrese teslim yönünde şikayetler var, hepsini dile getirmek istemiyoruz. Fakat bize gelen feryatların bir nefes olsa da duyulması adına, kamu vicdanında makes bulması açısından buradan bir kehanette bulunmak istemiyoruz ama daha önce de üniversite yönetimiyle paylaştığımız malum ilanla alınacakların listesini bir kez de basın aracılığı ile kamuoyu ile tekraren paylaşmak istiyoruz.”
“6 KİŞİYİ SEVİNDİRECEĞİM DİYE 600 KİŞİYİ KÜSTÜRMENİN, KUL HAKKINA GİRMENİN BİR ANLAMI VAR MI?”
KSÜ’nün onlarca sorunu olduğunu ve bunların çözümü için gayret gösterilmesi gerektiğine dikkat çeken Dağ, şu değerlendirmelerde bulundu: “Üniversitenin onlarca sorunu varken, 6 kişiyi sevindireceğim diye 600 kişiyi küstürmenin, kul hakkına girmenin bir anlamı var mı? Misal olarak, üniversitenin en temel ihtiyaçlarından biri olarak fiziki ihtiyaçların yani binaların temin edilmesidir. 30 yıllık bir üniversitede sadece Fen Edebiyat Fakültesinin müstakil binasında iç-içe 6-7 tane birim var. Görevde bulunan yönetim, 4 yılını doldurmak üzere. Hadi diyelim, hepsinin birden yapılması mümkün değil. Bir eğitimci olarak pozitif ayrımcılık da yapıp Sayın Rektör neden kendi fakültesi olan, Eğitim Fakültesi’nin binasının yaptırılmasını temin etmedi. Bu konuda herhangi bir girişimi oldu mu?
“REKTÖR ANKESÖRCÜ FETÖCÜYÜ İŞE Mİ ALDI?”
Rektör Can döneminde; eş-dost, akrabayı üniversitede istihdam etmek, makam donatmak, makam arabası ile tatile gitmek, 28 Şubat alkışçılarını üst görevlere getirmek, üniversitenin radyosunda edebe mugayir parça çalmak, Fetöcüleri koruyup kollamak adeta vaka-i adiyeden bir hal oldu. Ankesörcü, itirafçı Fetöcüler konusunda Sayın rektör, belki geçmişte Zirve Üniversitesi ile yaptığı anlaşmaların diyetini ödeyebilir ama bir şehit yakını olarak özellikle benim kanıma dokunuyor.
Sayın rektör, unutmayıp, kamuoyunu uyutarak milletin aklıyla alay etmeye kalkmasın!Lütfen! Üniversitenin genleri ile fazla oynanmasın. Üniversite, evrenseldir. İri lise, mahalle mektebi hüviyetine büründürme, nepotizmi hortlatma gayretinden vazgeçilsin!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir