24 HAZİRAN’IN KAYBEDENİ OLMAYACAK!

Partisinin Kahramanmaraş’ta düzenlediği mitingde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi
(CHP) Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, “Türkiye’de bu seçimde ilk kez hiç kimse
kaybetmeyecek. Ne CHP’liler kaybedecek, ne AK Partililer kaybedecek, ne ülkücüler
kaybedecek ne solcular kaybedecek. Herkesin kazanacağı bir seçim olacak bu! Çünkü 4
Mayıs günü aday olduğumda parti rozetini çıkardım. Türk bayrağını taktım” dedi.

Partisinin Kahramanmaraş’ta düzenlediği mitingde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, “Türkiye’de bu seçimde ilk kez hiç kimse
kaybetmeyecek. Ne CHP’liler kaybedecek, ne AK Partililer kaybedecek, ne ülkücüler
kaybedecek ne solcular kaybedecek. Herkesin kazanacağı bir seçim olacak bu! Çünkü 4 Mayıs
günü aday olduğumda parti rozetini çıkardım. Türk bayrağını taktım” dedi.
İşte Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin konuşmasından satır başları:
Kalabalıkla ilgili bir sorunumuz yok. Salın serbest olsun burası! Sıkış tıkış olmaya gerek yok. 30
senedir siyasetteyim. İl başkanlığı yaptım, ilçe başkanlığı yaptım. Bu klasik bir numaradadır.
Daraltacaksın alanı çok gözüksünler, buna ihtiyacımız yok. Taşıma yok, gönüllüler ordusu burada. Biz
Edirne’den Kars’a dünyanın en büyük köprüsünü, gönül köprüsünü kuruyoruz. Ayrımcılık yok. Sağcı
solcu yok. Türk-Kürt yok. Alevi-Sünni yok. Kadın-erkek yok. 81 milyonun cumhurbaşkanı olmak için
bu yola çıktık. Türkiye’de bu seçimde ilk kez hiç kimse kaybetmeyecek. Ne CHP’liler kaybedecek, ne
AK Partililer kaybedecek, ne ülkücüler kaybedecek ne solcular kaybedecek. Herkesin kazanacağı bir
seçim olacak bu! Çünkü 4 Mayıs günü aday olduğumda parti rozetini çıkardım. Türk bayrağını taktım.
O günden bu güne 43 gün geçti, bu 43 gün içinde 98’inci mitingim.
“CUMHURBAŞKANI SEÇİLDİKTEN 46 SAAT SONRA OHAL’İ KALDIRACAĞIM!”
Hani herkesi kucaklayan hepimizin Cumhurbaşkanı diyoruz ya, işte Allah’ın izni milletimizin isteği ile
cumhurbaşkanı seçildiğimde bakanlar kurulunu göreceksiniz. Sadece CHP’lilerden değil her
kesimden insanı alacağım. Bir büyük uzlaşma, bir büyük barışma, bir büyük şemsiye ve bu büyük
şemsiyenin altında bütün milleti buluşturacağım. Cumhurbaşkanı olduktan 46 saat içinde olağan üstü
hali kaldıracağız. Merkez Bankası Başkanı bağımsız olacak, ekonomiyi ayağa kaldıracağız. Bakın
doları durduramıyor. Dolarla kavga etti dolar yükseliyor, Euro ile kavga eti Euro yükseliyor, faizle
kavga etti faiz yükseliyor, İnce ile kavga etti İnce yükseliyor. Kavga yok barışma var. Hemen
barışacağız, ekranlarda her gün bağıran bir cumhurbaşkanı değil, yol gösteren bir cumhurbaşkanı,
ekranlarda yandaş gazetecilerin çanak sorularına cevap veren biri değil, öğrencilerle televizyona çıkıp
onlarla gelecek konuşan bir cumhurbaşkanı olacağım.
ÇOCUKLARIMIZ İYİ EĞİTİM ALACAK!
AK Partili annelere sesleniyorum Fizik Öğretmeni Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığında
çocuklarınız iyi eğitim alacak. Onlara yabancı dil öğreteceğiz, Nitelikli-niteliksiz okul ayrımı
olmayacak. Çocuklarımız matematik öğrenecek. İyi mühendis olacaklar. Alman, İngiliz, Fransız
gençleri nasıl oluyorsa benim memleketimin evlatları da öyle olacak. Vefa içinde yaşayacaklar,
gençlerimiz olimpiyatlarda madalya alacak. Huzur içinde bir Türkiye, barış içinde bir Türkiye… Tarıma
dayalı sanayiyi geliştireceğiz, sanayimizin 4’te 1’i atıl. Onu devreye sokacağız, meralarımızı, tarım
alanlarımızı, insan gücümüzü atıl olmaktan çıkaracağız. Denizlerimizi daha çok kullanacağız.
Gençlerimiz geleceğe umutla bakacak, fabrikalarımızın bacaları tütecek, topraklarımızdan bereket
fışkıracak. Bunları bir yorgun adam yapamaz bunları on 16 yıl ülkeyi yönetmiş, doları 1,30’dan alıp
4,70’e getirmiş biri yapamaz. Kavga eden biri yapamaz. Türkiye’ye taze bir kan lazım, yeni bir kan,
yeni bir isim lazım.
KAVGAYA DEĞİL ÜRETİME EL ATMALIYIZ!
Size meydanlarda kavga değil, üretim diyorum. Geleceği anlatıyorum 2020 yılında kullandığınız bu
telefonların hiç birini kullanamayacaksınız! Teknoloji değişiyor. Artık uzay turizminden söz ediliyor:
Ay’dan, Mars’tan, maden çıkarılmasından söz ediliyor. Sürücüsüz araçlardan söz ediliyor. Tıpta büyük
değişimler oluyor. Muharrem İnce Kahramanmaraş’ta miting yaparken onu Ankara’da 3 boyutlu olarak
izleyeceksiniz. Dünya değişiyor bu değişime ayak uydurmak lazım. Eğer bu değişimi yakalayamazsak
100 yıl fakir kalacağız. Erdoğan diyor ki; dindar ve kindar bir nesil yetiştireceğim. Benim buna itirazım
var. Anlatayım: Dindar bir nesil yetiştirilmesine hiçbir itirazım yok; ama bu ailenin işi! Allah’ın izni
milletimizin isteği ile Cumhurbaşkanı olduğumda din dersini şöyle yapacağız: Bir muhafazakâr aile
derse ki benim çocuğuma iki saat bir din dersi yetmez! Ben Fıkıh dersi istiyorum, Kelam dersi
istiyorum, Hadis dersi istiyorum, Siyer dersi istiyorum derse; devlet olarak biz baş üstüne diyeceğiz.
Kaç saat istiyorsan seçmeli dersi vereceğiz. Diğeri de ben zorunlu din dersi istemiyorum derse
istemeyene de vermeyeceğiz. İsteyene istediği kadar istemeyene de vermeyeceğiz. Ama bütün
çocuklara dil öğreteceğiz, bütün çocuklara matematik öğreteceğiz.
“ERDOĞAN, İFTAR SOFRASINI İFTİRA SOFRASINA DÖNÜŞTÜRÜYOR!”
Bu kadar yalanları bu kadar rahat söyleyen birisi ekonomi konusunda da her konuda da yalanları
kolaylıkla söyleyebilir. Birinci yalan bir General, Erdoğan’ın iftar yemeğine, Erdoğan Cumhurbaşkanı
ama aynı zamanda parti başkanı; iftar sofrasını iftira sofrasına dönüştürüyor. Arkada AK Parti
amblemi var. Erdoğan orada beni eleştiriyor. Beni eleştirirken generalde alkışlıyor. Ben de dedim ki
beni eleştirirken general alkışlayamaz. Onu hemen emekli ederim hemen. Benim
Cumhurbaşkanlığımda ben Erdoğan’ı eleştirirken general beni de alkışlayamaz. Alkışlamamalı! O
devletin generali hiçbir siyasi adayı alkışlayamaz. Erdoğan orduyu överse alkışlayabilir. Ona itirazım
yok. Ama nasıl bir yalancı ki bu Erdoğan Allah’tan korkmaz kuldan utanmaz bir yalancı bu. Size
videoyu göstereyim. Diyor ki ben orduyu övüyordum, onun için alkışladı. Videoyu izleyelim bakalım
19.06.2018 İNCE: 24 HAZİRAN’IN KAYBEDENİ OLMAYACAK! – Siyaset – Maraş Ana Haber
https://www.marasanahaber.com/ince-24-haziran-in-kaybedeni-olmayacak/803/ 5/23
orduyu mu övüyormuş beni mi eleştiriyormuş? Bu General orduyu överken alkışlamıyor, beni
eleştirirken alkışlıyor. Bu konuda bile yalan söylüyor. Dedi ki kıraathane açacağım. Önce çay, kek
dedi. Ben dedim ki menü zenginleşiyor, çay, kek var sonra çorba koydu, tatar böreği koydu, Arnavut
ciğeri filan devam edecek bu dedim. Sonra diyor ki televizyona çıkıp; ben tatar böreği filan demedim.
Nereden uyduruyorsun diyor bana. Gösterelim videoyu demiş mi dememiş mi? Sen nasıl bir
yalancısın, ya kendi söylediğini bir gün sonra inkâr ediyor. Allahtan kork kuldan utan, ben sana bir şey
demiyorum. Ben senin videolarını izlettiriyorum.
“BİZ CAMİYE FOTOĞRAF ÇEKTİRMEYE GİTMİYORUZ. ALLAH’A İBADET ETMEYE
GİDİYORUZ!”
Dün İstanbul mitinginde; seçim yaklaştı, Muharrem İnce Camilerden çıkmıyor, diyor. Senin diyor
seçimden önce diyor camide bir fotoğrafın var mı diyor. Erdoğan, birincisi biz camiye fotoğraf
çektirmeye gitmiyoruz. Allah’a ibadet etmeye gidiyoruz. İkincisi camiye gitmemden neden rahatsız
oluyorsun? Camiden çıkmıyor, filan yalan! Ben kimseye yalan söylemem. Ben 5 vakit namaz kılıyor
değilim; ama Allah’a şükür her Cuma namazını kılıyorum. Saklı gizli bir şey değil ki bu! Seçim dönemi
yaptığım bir iş de değil. Arada bir tek sabah namazı kılarım o da arada. 5 vakit namazda kılmıyorum.
Sana mı soracağım camiye giderken? Rahatsız mı oldun camiye gitmemden? Sen Allah’ın adına mı
konuşuyorsun? Kimsin sen? Bir Müslüman, gülüyor Putin ona… Putin diyor ki sana nükleer santral yapıp paranı alırım. Sana S400’ü satar paranı alırım, seni de bir gazlarım. Helal olsun bak büyük devletlerin böyle büyük sarayları olur. Erdoğan
Putin seni kekliyor kekliyor. Gerçekten 2 milyar dolara kendine saray yaptırdı ve ne yazık ki bunu da
Putin’in üzerinden devşirmeye çalışıyor.
HAVA DURUMU BİLE ERDOĞAN’DAN ÇOK İZLENİYOR!
Yine duymamıştır diye Kahramanmaraş’tan sesleneyim ona: Erdoğan sen bir yerde konuşuyorsun,
ben bir yerde konuşuyorum. Bu doğru değil. 81 milyonun aynı anda bizi izleme şansı var. Ona
buradan bir teklifte bulunuyorum: Madem sen ekonomistsin, madem ustasın! Erdoğan yüreğin varsa,
bilgin varsa çık karşıma! Bir televizyonda çık. Ona bunu deyince cevabı şu oluyor: Diyor ki benimle
televizyona çıkıp bana reyting yaptırmazmış. Yani televizyonun izlenme oranını arttırmazmış. Ben de
sordum: Arkadaşlar, dedim bakın bakayım o mu fazla izleniyor ben mi fazla izleniyorum? Televizyon
izlenme oranlarına baktık, Erdoğan’ın 4 katı izlenmişim. Sen yalan söylüyorsun, iftira atıyorsun.
Orduya kumpas kuruyorsun, milleti kozmik odasına adamları sokuyorsun. FETÖ’nün kan kardeşisin,
Çankaya’yı bırakıp sarayda oturan saraylısın. Şehirleri betonlaştıran sensin. 453 milyar dolar borç
yapan sensin. Üniversiteleri bölen sensin. Şatafat düşkünü sensin, tarım ve hayvancılığı bitiren
sensin. Şimdi diyorum ki gel karşıma geç Televizyona çık. Şimdi diyor ki reytingi artarmış, geçen gün
Erdoğan konuşurken bir kanalda Asterix var, bir kanalda hava durumu var, bir kanalda da Yaparsın
Aşkım var. İzlenmesine baktım Erdoğan 34’üncü sırada. Millet bıkmış artık yalandan dolandan. Hava
durumu bile Erdoğan’dan fazla izlenmiş. Erdoğan’a diyorum ki gel benimle bir televizyona çık da
senin de havan olsun. Çıkar mı sizce? AK Partili kardeşlerim size sesleniyorum; sizin içinizden şu
geçmiyor mu: ya gerçekten de Erdoğan, İnce’nin karşısına çıksın ekonomiyi konuşsunlar. Yani ben
diyorum ki mutfakta yangın var yangın. Yüzde 30’a geliyor enflasyon, tencereye et girmiyor.
Tencerede aş kaynamıyor taş kaynıyor. Kuru fasulye 10 lira Erdoğan, millet 1,50 TL ye çay içemiyor.
Sen kilosu 4 bin 500 TL’ye beyaz çay içiyorsun. Karşıma gelmiyor uzaktan konuşuyor.
GELİR ADALETSİZLİĞİNE SON VERECEĞİZ!
Yeni dönemde bana soracaksınız; Muharrem İnce senin Erdoğan’dan farkın ne olacak? Hemen
söylüyorum: 1- benim dönemim de devlet kemer sıkacak, vatandaş değil. 2- Türkiye’yi en gelişmiş on
ülke arasına sokacağım. 3- Turizmde hedefimiz altmış milyon turist, altmış milyar dolar turizm geliri
olacak. Eğitim yüzde 100 nitelikli hale gelecek. Gelir adaletsizliğine son vereceğiz. İşsizliği yüzde 5’in
altına düşüreceğiz ve dışa bağımlı olmaktan kurtulacağız. İhalede rekabet, işe alımda rehavet olacak.
Bunlar bizim kesinlikle vazgeçilmezlerimiz. Türkiye’nin üç B’ye ihtiyacı var dedim. Barışacağız dedim.
Büyüyeceğiz dedim ve Adil Bölüşeceğiz, dedim. Bir de Türkiye’nin geleceği iyi okumaya ihtiyacı var.
Gençleri iyi yetiştirmeye ihtiyacı var. Benim ülkemin gençleri, fırsatını bulsa şimdi şans verseler
gençlerin yarıdan fazlası ülkeyi terk eder. Bunu tersine çevirmemiz lazım. Beyin göçünü beyin gücüne
çevirmemiz lazım. Bunu yapabiliriz, sizlerle beraber yapabiliriz, gençlerle beraber yapabilir. Başı dik
bir ülke olacağız.
DIŞARIDAN ÇÖP SATIN ALMIŞLAR!
Türkiye kuru fasulyesini dışarıdan alan bir Türkiye! Pirincini dışardan alan bir Türkiye! Bezelye alan
bir Türkiye! İnek dışarıdan geliyor, saman dışardan geliyor. Euro ile saman alan bir Türkiye var. Çöp
alıyoruz artık. Çin’den çöp almışlar, yazık günah. Biz bunu hak etmiyoruz. Zengin bir Türkiye, özgür
bir Türkiye, üreten bir Türkiye, fabrikaların da bacaları tüten bir Türkiye, tarlalarından bereket fışkıran
bir Türkiye’yi hedeflemeliyiz.
BEN OTOMOBİLİN BEYNİNE TALİBİM!
Bugün biz koskoca bir imparatorluktan geriye kalan bir ülkeyiz. Üç kıtada at koşturmuşuz; ama sonra
çağı yakalayamamışız. Matbaa bile 250 sene geç girmiş Osmanlı’ya. Sanayi devrimini
anlayamamışız. Osmanlı sanayi devrimini kavrayamadığı için battı. Şimdi yeni bir dünya düzeni var.
Teknoloji korkunç değişiyor. Şu an da elimizdeki telefonlar var ya o telefonlar! Amerikalılar 1969’da
aya gittiler, 1969’da aya gittiklerin de Nassa’nın bilgisayarları sizin elinizde ki telefonlar var ya
1969’daki Amerikalıların bilgisayarlarından on kat daha güçlü sizinkiler. Bu işte bir kural var. Diyor ki;
her 18 ayda bir bilgisayarın kapasitesi iki katına çıkıyor. Dünya böyle hızlı değişirken, mesela 10 sene
sonra hastalanmak daha zor olacak. Kişinin gen haritası çıkarılacak, tedavi daha kolay olacak.

Mesela önümüzde ki sürücüsüz, şoförsüz araçlar sokaklarda geziyor olacak. Böyle bir dünya… Ben
size deseydim 30 sene önce görüntülü cep telefonları olacak deseydim inanır mıydınız? Kimse
inanmazdı. İşte böyle bir dünya ya giderken çocuklarımızı iyi eğitemezsek, onlara iyi matematik
öğretemezsek, onlara yapancı dil öğretemezsek, biz İngilizlerin, Almanların, Fransızların uşağı oluruz.
Ben onların uşağı olmayalım diyorum. Başımız dik olsun diyorum. Erdoğan bunları anlamıyor. O hala
30 sene geride kalmış. Yerli otomobil yapacağız diyor. Erdoğan, otomobilin kaportasına talip; ben
otomobilin beynine talibim. Ben beynine talibim. Çocuklarımızı çağın bilgileri ile donatacağız, zengin
olacağız. Varlıklı olacağız hep birlikte. Önce millet zengin olacak, hakça bölüşeceğiz. Ama bütün
bunları yapamazsak 100 yıl daha belimizi toparlayamayız. Bunu yapmaya hazır mısın
Kahramanmaraş. Bunu başaracağız, hep birlikte başaracağız. Kendimi size emanet ediyorum sizi
Allaha emanet ediyorum. (KAYNAK: www.marasanahaber.com)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir