Bu darbe öyle bir darbe ki toplumda etkisi yarım asır sürmüş bir darbedir. Bu darbe 50-100 kişilik askeri ekiple hazırlanmış bir darbe değil bu üst akılları olan emperyal ülkelerin CIA, MI6 gibi kuruluşlarında yazılan ve çizilen, senaryolar kapsamında başlangıç-etki ve sonuçları adım adım planlanmış dahice bir darbedir. Bu darbenin Türkiye’deki etki alanlarına bir bakalım! 12 Eylül 1980 darbesinin en ağır sonuçlarını 5 ana grupta incelemek gerekir, Bunlar;
1. İnsanlara ve toplumsal hayata verilen zarar
12 Eylül döneminin en ağır sonuçlarından biri temel insan haklarının büyük ölçüde askıya alınması olmuştur. Darbe sonrasında yaklaşık 650 bin kişi gözaltına alınmış, 52 bin kişi tutuklanmış, 1 milyon 683 bin kişi ise güvenlik birimleri tarafından fişlenmiştir. Yaklaşık 100 bin kişi örgüt üyesi olmak suçlamasıyla yargılanmış, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarılmış ve yaklaşık 30 bin kişi “sakıncalı” görülerek işinden uzaklaştırılmıştır.
Cezaevlerindeki uygulamalar da dönemin en acı yönlerinden biridir. TBMM kayıtlarında 171 kişinin işkence sonucu öldüğünün belgelendiği, cezaevlerinde toplam 299 kişinin yaşamını yitirdiği, ayrıca çok sayıda kişinin kuşkulu şekilde öldüğü belirtilmektedir. Bu rakamlar, darbenin yalnızca siyasal bir yönetim değişikliği olmadığını, aynı zamanda ciddi bir insan hakları ihlalleri dönemine dönüştüğünü göstermektedir.
2. İdamlar ve hapishaneler
12 Eylül döneminin hafızalarda en fazla yer eden uygulamalarından biri idam cezalarıdır. Darbe sonrasında 7 binden fazla kişi hakkında idam cezası istendi, 517 kişiye idam cezası verildi ve 50 kişinin idamı infaz edildi.
İdam edilenler arasında farklı siyasal görüşlere mensup gençlerin bulunması, toplumda derin bir travma yaratmıştır. İlk infazlar 9 Ekim 1980’de Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu ile gerçekleştirilmiştir. Daha sonra 17 yaşındaki Erdal Eren’in yaşı büyütülerek idam edilmesi, dönemin en çok tartışılan olaylarından biri olmuştur. Eren’in idam kararının Yargıtay tarafından iki kez bozulmasına rağmen infaz edilmesi, dönemin hukuk anlayışına ilişkin tartışmaların sembollerinden biri hâline gelmiştir.
Dolayısıyla “hapishaneye atılanlar” bakımından 52 bin tutuklu, “yargılananlar” bakımından ise 230 bin kişi gibi çok büyük rakamlar söz konusudur. Bunlara gözaltına alınan 650 bin kişi de eklendiğinde, darbenin toplumun çok geniş bir kesimini doğrudan etkilediği görülmektedir.
Darbeci başı ve vatan haini Kenan Evren “bir sağdan bir soldan astık” sözünü ilk olarak 1980’li yıllarda mitinglerde ve daha sonra bu açıklamalarını yineleyerek çeşitli demeçlerinde söylemiştir. Şu yaşananlara bir bakın, özgürlük-hak-hukuk-adalet yekle yesan edilmiş (!)
3. Demokrasiye ve hukuka verilen zarar
12 Eylül 1980 darbesinin demokrasi açısından en temel sonucu, seçilmiş siyasi iradenin ortadan kaldırılmasıdır. TBMM ve hükümet feshedilmiş, siyasi faaliyetler tamamen yasaklanmış ve ülke Millî Güvenlik Konseyi tarafından yönetilmeye başlanmıştır. TBMM’nin kendi anayasa belgelerinde de 12 Eylül ile birlikte siyasi faaliyetlerin yasaklandığı ve Meclis ile hükümetin feshedildiği açıkça belirtilmektedir.
Siyasi partiler kapatılmış, siyasi liderler ve çok sayıda siyasetçi tutuklanmış veya sürgüne gönderilmiştir. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş gibi dönemin önde gelen siyasi liderleri darbe yönetiminin uygulamalarından doğrudan etkilenmiştir.
1982 Anayasası ile darbe yönetiminin oluşturduğu siyasal düzen büyük ölçüde kalıcı hâle getirilmiştir. Eski siyasi liderlere yönelik yasaklar getirilmiş; dönemin iktidar ve ana muhalefet partilerinin üst düzey yöneticilerinin 10 yıl süreyle siyasi parti kurmaları veya siyasi faaliyetlerde bulunmaları yasaklanmıştır.
Bu nedenle 12 Eylül’ün demokrasiye verdiği en büyük zarar, yalnızca birkaç yıl süren askerî yönetim değildir. Asıl önemli sonuç, siyasetin, sendikal faaliyetlerin, örgütlenme özgürlüğünün ve temel hakların uzun yıllar boyunca daraltıldığı bir anayasal ve siyasal düzenin oluşturulmasıdır.
4. Eğitime ve üniversitelere verilen zarar
Darbe döneminde eğitim kurumları da ciddi biçimde etkilenmiştir. Öğretmenler, akademisyenler ve kamu çalışanları siyasi değerlendirmelerle görevlerinden uzaklaştırılmıştır. TBMM kayıtlarına göre 1980 darbesiyle yaklaşık 3.854 öğretmenin, 120 öğretim üyesinin ve binlerce öğretim görevlisinin görevine son verilmiştir. Ayrıca çok sayıda kamu görevlisi “sakıncalı” görülerek işinden çıkarılmıştır.
1981 yılında Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kurulmasıyla üniversitelerin yönetim ve akademik yapısı merkezi bir sisteme bağlanmıştır. Bu süreç, üniversitelerin özerkliği ve akademik özgürlükler bakımından uzun süreli tartışmalara yol açmıştır.
Sonuç olarak 12 Eylül, yalnızca öğrencileri veya öğretmenleri değil, üniversitelerin düşünce ve bilim üretme ortamını da çok olumsuz etkilemiştir. Farklı düşüncelerin ifade edilmesinin sakıncalı görülmesi, akademisyenlerin görevlerinden uzaklaştırılması ve üniversitelerin merkezi denetime alınması, Türkiye’nin bilimsel ve akademik hayatında önemli kayıplara yol açmıştır.
1980 darbesi yapıldığı dönemlerde liselerde ders işlenemezken (Bilim üretilemezken) Üniversitelerde başörtüsü yasağı, ilk olarak 20 Aralık 1982 tarihinde Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) yayımladığı kıyafet genelgesiyle uygulamaya kondu. Bu yasak darbeci zihniyetin çeyrek asır sürecek milli eğitim ve üniversite eğitimi haklarını elinden alan bir zulüm olarak (Türban yasağı) olarak yaşadık.
5. Ekonomiye ve çalışma hayatına verilen zarar
12 Eylül darbesiyle ülkenin ekonomik gücü iyice zayıflatılmıştır. Şirketlere, fabrikalara darbecilerin yandaşları tarafında el konulmuş adeta karaborsacılık ve stokçuluk peydahlanmıştır. Benzin, mazot istasyonlarında kilometrelerce kuyruklar, şeker, yağ tüp gibi temel ihtiyaçlarda karaborsa olmuştur. Turizm sektörü diye bir şeyde kalmamıştı. 12 Eylül yönetimi, bu ekonomik dönüşümün demokratik siyasal dirençlerle karşılaşabilecek bazı uygulamalarını daha kolay hayata geçirdi. Darbe sonrasında sendikal faaliyetler sınırlandırıldı, grev ve toplu pazarlık imkânları önemli ölçüde daraltıldı. DİSK ve diğer bazı sendikal yapılar kapatıldı; işçi hareketlerinin siyasi ve ekonomik etkisi azaltıldı. Dolayısıyla 12 Eylül’ün ekonomi alanındaki en önemli sonuçlarından biri, sermayenin ve piyasa mekanizmasının güçlenmesine karşılık çalışanların örgütlenme ve pazarlık gücünün zayıflaması olmuştur.
Sonuç olarak 12 Eylül’ün en ağır mirası, insanların yalnızca hapse atılması veya idam edilmesi değil; korku ve baskı ortamının toplumsal hafızaya yerleşmesi, siyasal örgütlenmenin zayıflatılması, eğitim ve bilim hayatının baskı altına alınması, sendikal hakların daraltılması ve demokratik kurumların uzun süre etkisizleştirilmesidir. 12 Eylül 1980 darbesinin Türkiye’ye verdiği zarar yalnızca 12 Eylül günü gerçekleşen yönetim değişikliğiyle sınırlı olmamıştır. Darbeciler insanlarımızı öylesine sindirmiştir ki “1982 Anayasası, 7 Kasım 1982’de halkoyuyla kabul edilmiş olmakla birlikte, 12 Eylül askerî yönetiminin oluşturduğu olağanüstü siyasal koşullar altında referanduma sunulmuş ve %91.37 “Evet” oyu ile kabul edilmiştir. Şu sonuca bakın millet öylesine korkutulmuş ve ezilmiş ki vatan hainlerine evet demek zorunda bırakılmıştır.
Askeri darbenin insan hakları, hukuk, demokrasi, siyaset, eğitim, sendikal hayat ve toplumsal özgürlükler üzerinde uzun yıllar etkisini sürdüren bir sistem oluşturmuştur.
Bakın! Yıl 2026 olmuş hala 1982 darbe anayasasının kısıtlayıcı ve adaletsiz maddelerinden kurtulabilmiş değiliz!
Sancaktepe escort Zeytinburnu escort Antalya escort Ankara escort Avrupa yakası escort Denizli escort Kocaeli escort Merter escort Nişantaşo escort Levent escort Çapa escort Etiler escort Mecidiyeköy escort Taksim escort Beşiktaş escort Bakırköy escort Bahçeşehir escort Esenyurt escort Avcılar escort Avrupa yakası escort bayan Beykoz escort Üsküdar escort Göztepe escort Erenköy escort Suadiye escort Kurtköy escort Tuzla escort Bostancı escort Ümraniye escort Pendik escort Kadıköy escort Kartal escort Ataşehir escort Anadolu yakası escort Bodrum escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Gaziantep escort Eskişehir escort Ankara escort İstanbul escort Kayseri escort Adana escort Şirinevler escort Halkalı escort Marmaris escort Fethiye escort Sarıyer escort Maltepe escort Fatih escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Başakşehir escort Ataköy escort Alanya escort Samsun escort Muğla escort İzmir escort Diyarbakır escort Bursa escort Antalya escort İstanbul escort Göztepe escort Gaziantep escort Adana escort Adana escort Anadolu yakası escort Ankara escort İstanbul escort Ataşehir escort Avcılar escort Avrupa yakası escort Bağcılar escort Bahçeşehir escort Bahçeşehir escort Beşiktaş escort Beykoz escort Bodrum escort Bostancı escort Bursa escort Eskişehir escort Gaziosmanpaşa escort Kadıköy escort Kartal escort Kocaeli escort Konya escort Konya escort Konya escort bayan Malatya escort Pendik escort Şirinevler escort Taksim escort Ümraniye escort Adana escort Antalya escort Bursa escort İzmir escort Bodrum escort Eskişehir escort Konya escort İzmir escort Beylikdüzü escort Kayseri escort İzmir escort Pendik escort Eskişehir escort İstanbul escort escort Fatih escort Antalya escort escort bayan Samsun escort İstanbul escort Bursa escort Antalya escort bayan Antalya bayan escort Antalya escortlar Adana escort Bursa escort İzmir escort Diyarbakır escort Maltepe escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Şirinevler escort Ataköy escort Halkalı escort İstanbul escort Şişli escort Kayseri escort Antalya escort Mersin escort Mersin escort Mersin escort Şişli escort Mersin escort Kayseri escort
Kahramanmaraş Haber Kahramanmaraş Beyaz Eşya Servisi Kahramanmaraş Sigorta
Yorum Yap