Bugün bu konuyu gündeme getirmemin başlıca nedenleri arasında bir haftadır kamuoyunu meşgul eden Süleymancıların lideri Alihan Kuriş ve Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfını kurucusu Alparslan Kuytul’a yönelik yapılan operasyonlardır. Tabi ki bu operasyonların nedenlerine bir bakalım! kara para aklama, haksız kazanç edinme, çıkar amaçlı suç örgütü, zorla senet imzalatma, işkence ve nitelikli yağma gibi ağır suçlamalar, Devletin milli güvenliğini tehdit eden, yasa dışı faaliyetlere karışan ve dış bağlantıları/FETÖ benzeri yapılanma gibi illegal faaliyetler yer almaktadır. Bunları da toplumda edindikleri dini imaj kisvesi altında yapmaları ne kadar can acıtıcı?
İmanda veya amelde kusuru olan, bu sebeple yapıp ettiklerini dinin kontrolüne tabii kılmayan, ama dindarları kandırmak, onlardan almak istediklerini kolayca alabilmek, sevgilerini ve nefretlerini yönlendirmek, dini duyguları kendi çıkarlarına alet edenler için dini kullanmaya, dinin gereğini söylüyor ve yapıyor görünmeye “din istismarı” denir.
İnancı ve normal hayatı dinden uzak olduğu halde, belli bir maksadı elde etmek için dini söylem ve eylemleri kullanan kimseler ise din istismarcılarıdır.
Din istismarcılarının genel özelliklerine bakalım; Aracı olarak kullanmak: Dini bir amaç ve yaşam biçimi olarak değil, kişisel veya grubun çıkarları için bir vasıta olarak görürler. Maddi ve manevi sömürü en mahir oldukları alanlardır. İnsanların inançlarını, hassasiyetlerini ve iyi niyetlerini istismar ederek maddi kazanç, makam, şöhret veya güç elde ederler. Vatandaşa mutlak itaat vurgusu ile sorgusuz ve sualsiz kendilerine bağlarlar. Kendi görüşlerini veya otoritelerini dinin katı kuralları gibi göstererek sorgulanmaz bir itaat alanı yaratmaya çalışırlar. Özden uzaklaşma da maksatları arasındadır. Dinin ahlaki, adil ve insani özünü göz ardı ederek şekilci, önyargılı ve çıkarcı bir söylem benimserler.
Din istismarının alanları da dikkat çekicidir; siyasi, ekonomik, devlet kurumları, toplumsal yapılar veya örgütler de olabilir.
Türkiye’de Müslüman olarak yaşamaya çalışan milyonlarca insan var, bunların bir kısmı Allah ile arasına hiçbir vakfı, tarikatı ve cemaati almayan insanlar bir kısmı ise bazı cemaat, tarikatlar ve vakıflara sempatiyle bakarak katılır, bazıları eş-dost ve arkadaş tavsiyesi ile katılır. Bazıları dini bilgi açlığını gidermek için, bazıları da ailesi ve çocuklarına bir iş kapısı bulmak için katılır. Bu tür cemaat veya tarikatlar başlangıçta gönüllülük esasıyla çalışır belli bir zaman sonrası işi mecburi (zorunlu) hale getirir. Çünkü bu cemaat, tarikat ve vakıfların büyük bir kısmı bize göstermiştir ki himmet, bağış, yardım adı altında birer ekonomik güç, sosyal ve etkili devlet içerisinde bağlantı ve uzantılarıyla zamanla hükümete, devlete meydan okuyan devasa bir güç haline gelebilir. Yakın tarihte Fethullaçılar Nur cematinden yola çıkarak islami bir cemaat olarak Müslümanların ve devletin kılcal damarlarına kadar nasıl girdiklerine 2016 yılında Fetö terör örgütüyle yaşamadık mı?
İslami cemaat, dernek, vakıf, farklı isimler altında önce eğitimle, kuran kursuyla işe başlıyorlar sonra çevreyi genişlettikten sora himmet, bağış, kuran kursları yapacağız, fakir çocukları okutacağız yalanlarıyla rant devşirmeye başlıyorlar. Anne-Baba’da hem çocuğumuza islamiyeti öğretiyorlar hem de maddi destek oluyorlar diye her şeylerini bu tarikatlara, vakıflara vermiyorlar mı?
Tabi ki milletimizin bu din hassasiyeti bu çıkar gruplarınca istismar ediliyor aynı zamanda devletin bazı organları da bunlar dini faaliyet gösteriyor diyerek bunlarında güven duyguları istismar edilmiştir.
Eğer bugün bu vakıf veya cemaatlere bu operasyon yapılmasaydı 2., 3.cü Fetö darbesiyle karşı karşıya kalabilirdik.
Fetöcüler iktisadi güç, yargı ve ordu güçlerini de öyle büyütmüşler ki Türkiye Cumhuriyetini ele geçirme teşebbüsünde dahi bulunmuşlardır.
Bu son günlerde ortaya çıkan vakıf, tarikat ve cemaatçilerin zula kasalarında yüzlerce kilo altın, milyonlarca avro-dolar paralar, TV kanal işletmeciliği, birçok şehirde yüzlerce emlak ve iş merkezlerine sahip devasa ekonomik bir güç haline dönüştüklerine milletçe şahit olduk.
Sadece bunlarla yetinseler iyi ama devlet organları içerisinde işçisinden memuruna, siyasetçilerinden, bakanlarına ve kritik noktalarda karar vericilerine kadar daha tam bilinemeyen uzantıları ile gün geliyor devlete ve hükümete meydan okumaya dönüşebiliyor. Bu vakıf, tarikat veya cemaatlerin TV kanalı, Gazete gibi dijital medyada da boy göstermesine izin verilmemelidir. Bunların ayni-nakdi yardım faaliyetlerine izin verilmemelidir.
Türkiye’de cemaatleri veya tarikatları doğrudan “kontrol eden” ya da özel olarak denetleyen resmi tek bir kurum bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre 677 sayılı Kanun gereğince tarikatlar ve bunların teşkilatları yasaktır; bu nedenle cemaatler resmi olarak bu isimle varlık gösteremezler. Bununla birlikte, cemaatlerin yasal faaliyet yürüttüğü alt yapılar (dernekler, vakıflar, yurtlar veya şirketler) ilgili devlet kurumlarının genel denetimine tabidir.
Hükümet acilen bu tür faaliyetleri yasaklayan yasalar ve düzenlemeler yapmalıdır. Çünkü bu son Kuriş ve Kuytul örneği din istismarcıların Türkiye’de yıllarca bitmeyeceğine işaret etmektedir.
Mevcut sistemde bu tür faaliyette bulunanları İçişleri Bakanlığı tarafından cemaatlerin kurduğu dernekler ve sivil toplum kuruluşları, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından denetlenmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğünce de Cemaatlere veya vakıf statüsündeki yapılara ait resmi vakıflar, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yasal mevzuata göre denetlenmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı da cemaatleri veya tarikatları kontrol etmez ya da denetlemez. Görev alanı camiler, resmi din görevlileri ve dini hizmetlerin yürütülmesiyle sınırlıdır.
Adalet ve İçişleri bakanlığı bünyesinde tarikat, vakıf, cemaat gibi alanlarla birebir ilgilenen, kontrol eden birimlerin teşekkül ettirilmesi elzemdir.
Sancaktepe escort Zeytinburnu escort Antalya escort Ankara escort Avrupa yakası escort Denizli escort Kocaeli escort Merter escort Nişantaşo escort Levent escort Çapa escort Etiler escort Mecidiyeköy escort Taksim escort Beşiktaş escort Bakırköy escort Bahçeşehir escort Esenyurt escort Avcılar escort Avrupa yakası escort bayan Beykoz escort Üsküdar escort Göztepe escort Erenköy escort Suadiye escort Kurtköy escort Tuzla escort Bostancı escort Ümraniye escort Pendik escort Kadıköy escort Kartal escort Ataşehir escort Anadolu yakası escort Bodrum escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Gaziantep escort Eskişehir escort Ankara escort İstanbul escort Kayseri escort Adana escort Şirinevler escort Halkalı escort Marmaris escort Fethiye escort Sarıyer escort Maltepe escort Fatih escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Başakşehir escort Ataköy escort Alanya escort Samsun escort Muğla escort İzmir escort Diyarbakır escort Bursa escort Antalya escort İstanbul escort Göztepe escort Gaziantep escort Adana escort Adana escort Anadolu yakası escort Ankara escort İstanbul escort Ataşehir escort Avcılar escort Avrupa yakası escort Bağcılar escort Bahçeşehir escort Bahçeşehir escort Beşiktaş escort Beykoz escort Bodrum escort Bostancı escort Bursa escort Eskişehir escort Gaziosmanpaşa escort Kadıköy escort Kartal escort Kocaeli escort Konya escort Konya escort Konya escort bayan Malatya escort Pendik escort Şirinevler escort Taksim escort Ümraniye escort Adana escort Antalya escort Bursa escort İzmir escort Bodrum escort Eskişehir escort Konya escort İzmir escort Beylikdüzü escort Kayseri escort İzmir escort Pendik escort Eskişehir escort İstanbul escort escort Fatih escort Antalya escort escort bayan Samsun escort İstanbul escort Bursa escort Antalya escort bayan Antalya bayan escort Antalya escortlar Adana escort Bursa escort İzmir escort Diyarbakır escort Maltepe escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Şirinevler escort Ataköy escort Halkalı escort İstanbul escort Şişli escort Kayseri escort Antalya escort Mersin escort Mersin escort Mersin escort Şişli escort Mersin escort Kayseri escort
Kahramanmaraş Haber Kahramanmaraş Beyaz Eşya Servisi Kahramanmaraş Sigorta
Yorum Yap