BM Genel Kurulu 1947 yılında 181 sayılı kararla Filistin topraklarında bir Yahudi devleti ve bir Arap devleti kurulmasını öngören taksim planını kabul etti. Bu insani dramın müsebbibi aslında BM’dir. Yani ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa 5 daimi üyesinin desteği ve korumasıyla İsrail soykırımı, zulmü, vahşeti 79 yıldır Filistinli kardeşlerimize yaşatmaktadır. İsrail insanlık zulmüne ve ayıbına bu 5 ülke liderleri 79 yıldır dur diyememiş bundan sonrada dur demeleri mümkün değildir.
Bakın ABD bir önceki BM kurulunda da Filistin Devlet başkanı Mahmoud Abbas’a vize vermeyerek BM kuruluna katılmasını engellerken bebek katili barbar Benjamin Netanyahu’ya böyle bir engelleme yapamamıştır. Önce BM’nin kurucusu olan ülkelerin katliamları, antidemokrat uygulamaları ve insan haklarındaki iki yüzlülüklerini iyi görmek gerekir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: BM Genel Kurulu’nun 81. oturumunda 22 Eylül 2026’da dünyaya şu mesajları vermiştir; “Bilinmesini isterim ki, Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, bugün bir kez daha Filistin Devleti’ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum” dedi. Erdoğan konuşmasında, Gazze Şeridi’nde soykırımın yanı sıra Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin Batı Şeria’da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. Gerekirse “bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz” demiştir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır”.
İsrailin Filistin–çatışmasının kronolojik özetini hatırlayalım!
1. 1947–BM Taksim Planı (BM Genel Kurulu 181 sayılı kararla Filistin topraklarında bir Yahudi devleti ve bir Arap devleti kurulmasını öngören taksim planını kabul etti. Kudüs’ün uluslararası statüde olması öngörülüyordu. Ama olamadı)…
2. 1948–Nakba ve kitlesel Filistinli göçü (İsrail’in kurulması ve 1948 savaşı sırasında Filistinlilerin büyük bölümü evlerinden kaçtı veya yerlerinden edildi. BM kaynaklarına göre 700 binden fazla Filistinli mülteci durumuna düştü. İsrail, savaş sonunda Mandater Filistin’in yaklaşık %77’sini kontrol eder hale geldi. Deir Yassin’de Nisan 1948’de yüzlerce Filistinlinin öldürüldüğü katliam da bu dönemin önemli olaylarından biridir).
3. 1949–1966–Mültecilerin geri dönüş sorunu (BM Genel Kurulu 194 sayılı kararla Filistinli mültecilerin geri dönme hakkını gündeme getirdi. Ancak Filistinli mültecilerin önemli bölümü ülkelerine/evlerine dönemedi. İsrail ile komşu Arap ülkeleri arasındaki çatışma ve Filistinlilerin mülteci sorunu devam etti).
4. 1967–Altı Gün Savaşı ve işgal (İsrail Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze’yi işgal etti. Yaklaşık yarım milyon Filistinlinin daha yerinden edildiği tahmin edilmektedir. Böylece bugünkü işgal ve Filistin topraklarının statüsüyle ilgili temel sorunların önemli bir bölümü ortaya çıktı).
5. 1967 sonrası–Yerleşimlerin genişlemesi (İşgal altındaki topraklarda İsrail yerleşimleri oluşturulmaya ve genişletilmeye başladı. BM sistemi, işgal, yerleşimler, topraklara el koyma ve Filistinlilerin yerinden edilmesi konularını uzun yıllardır gündeminde tutmaktadır.
6. 1987–Birinci İntifada (Filistinlilerin İsrail işgaline karşı geniş çaplı ayaklanması başladı. İsrail güvenlik güçleriyle Filistinli göstericiler arasında çok sayıda ölüm ve yaralanma meydana geldi).
7. 1993–1995–Oslo süreci (İsrail ile FKÖ arasında Oslo Anlaşmaları imzalandı. Filistin Yönetimi oluşturuldu. Ancak nihai sınırlar, Kudüs, yerleşimler ve mültecilerin durumu çözülemedi).
8. 2000–İkinci İntifada (Yeni bir büyük çatışma dönemi başladı. İsrail askeri operasyonları, Filistinli silahlı grupların saldırıları ve intihar saldırıları sonucunda çok sayıda sivil hayatını kaybetti).
9. 2005–2007–Gazze’nin abluka dönemine girişi (İsrail 2005’te Gazze’deki yerleşimlerini ve sürekli askeri varlığını sona erdirdi. 2006 seçimlerinden ve 2007’de Hamas’ın Gazze’de kontrolü ele geçirmesinden sonra İsrail, Gazze’ye yönelik ağır kısıtlamalar ve abluka uygulamaya başladı. Gazze’nin dış dünyayla bağlantısı büyük ölçüde sınırlandırıldı)
10. 2008–2009–Gazze savaşı (İsrail’in Gazze’ye yönelik geniş çaplı askeri operasyonu başladı. Çok sayıda Filistinli, aralarında sivillerin de bulunduğu şekilde öldü. BM ve çeşitli uluslararası kuruluşlar sivil kayıplar ve uluslararası insancıl hukuk ihlalleri konusunda soruşturmalar yürüttü).
11. 2014–Gazze savaşı (2014’te büyük bir savaş daha yaşandı. Binlerce Filistinli öldü ve Gazze’deki konutlar, hastaneler, okullar ve altyapı ağır zarar gördü. BM, savaş sırasında hem İsrail hem de Filistinli silahlı gruplar tarafından gerçekleştirilen eylemleri inceledi). BM sadece ölüleri ve yaralıları saydı….
12. 2018–2019–Büyük Dönüş Yürüyüşleri (Gazze sınırında Filistinlilerin kitlesel gösterileri gerçekleştirildi. İsrail güçlerinin göstericilere müdahalesi sonucunda çok sayıda Filistinli öldü ve yaralandı).
13. 2021–Yeni büyük Gazze çatışması (Kudüs ve Mescid-i Aksa çevresindeki gerilimlerin ardından İsrail ile Hamas arasında yoğun çatışmalar başladı. Gazze’de çok sayıda sivil öldü ve altyapı yeniden ağır zarar gördü).
14. 7 Ekim 2023–Hamas saldırısı (Hamas ve diğer silahlı gruplar İsrail’e yönelik büyük saldırı gerçekleştirdi. İsrailli siviller ve askerler öldürüldü; çok sayıda kişi rehin alındı. İsrail bunun ardından Gazze’ye kapsamlı askeri operasyon başlattı). Filistin Hamas’ın yerine yeni askeri ve vurucu güçlü bir ordu oluşturmalıdır.
15. Ekim 2023 sonrası–Gazze’de savaş ve kitlesel yıkım (İsrail hava saldırıları ve kara operasyonları başlattı. Gazze’de çok büyük sayıda sivil ölüm, kitlesel yerinden edilme, konut ve altyapı yıkımı meydana geldi. Gıda, su, sağlık hizmetleri ve diğer temel ihtiyaçlara erişim konusunda ağır kriz ortaya çıktı).
18. Mayıs 2024 – Refah operasyonu (İsrail ordusunun Refah’a yönelik operasyonları sırasında UAD 24 Mayıs 2024’te yeni tedbirler açıkladı. Mahkeme, İsrail’in Refah Valiliği’ndeki askeri saldırısını, Filistinli grubun fiziksel olarak tamamen veya kısmen yok olmasına yol açabilecek yaşam koşullarına neden olabileceği ölçüde derhal durdurmasını istedi). Görüldüğü gibi sadece istendi ama İsrail askerleri terör estirmeye, bebekleri katletmeye devam ediyor. Bakın yıl 2026 olmuş! İsrail terör devleti dünyanın gözü önünde vahşete, zulme, masum insanları ve bebek katliamına devam etmektedir.
İsrail katliamını durdurabilecek çok sayıda kurumlar ve ülkeler var ama hepside 3 maymunu oynamaktadır. Bu kurumlar varlıklarından utanç duyması gerekmez mi? Uluslararası kurumlardan bazılarını hatırlayalım! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (UNGA), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (UNSC), BM İnsan Hakları Konseyi (UNHRC), Uluslararası Adalet Divanı (UAD/ICJ), UNİCEF, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT/OIC), Arap İnsan Hakları Komitesi, Arap İnsan Hakları Mahkemesi, Human Rights Watch (HRW), NATO, Avrupa Birliği (AB) gibi etkisiz eleman çok var….
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM’deki konuşmaların kronolojik özeti;
2019 yılında katıldı (74. Genel Kurul) BM kürsüsünden dünyaya Filistin meselesi, Kudüs, Suriye, mülteciler, terörizm, küresel adaletsizlik, Filistin devletinin kurulması, Kudüs’ün statüsünün korunması, mültecilerin güvenli dönüşü, BM reformunu haykırmıştır.
2021 yılında katıldı (76. Genel Kurul) BM kürsüsünden dünyaya Filistin, Afganistan, Suriye, göç, terörizm, iklim ve küresel eşitsizlik, Daha adil uluslararası sistem, insani diplomasi, bölgesel barış ve BM’nin güçlendirilmesini tavsiye etmiştir.
2022 yılında katıldı (77. Genel Kurul) BM kürsüsünden dünyaya Ukrayna savaşı, gıda ve enerji krizi, Suriye, Filistin, Diplomasi ve müzakere, Karadeniz Tahıl Girişimi, savaşın sona erdirilmesi, toprak bütünlüğü ve egemenliğin korunmasını gündeme taşımıştır.
2023 yılında katıldı (78. Genel Kurul) BM kürsüsünden dünyaya Ukrayna, Suriye, terörizm, İslamofobi, ırkçılık, küresel ekonomik sorunlar, BM reformu, “Dünya beşten büyüktür”, diplomasi, açlık ve yoksulluğun azaltılması konularını gündemde tutmuştur.
2024–2025 yılında katıldı (78. Genel Kurul) BM kürsüsünden dünyaya Gazze savaşı, Filistin, İsrail, uluslararası hukuk, BM’nin etkisizliği, Ateşkes, insani yardım, Filistin devletinin tanınması, iki devletli çözüm, uluslararası hukukun uygulanmasını önermiştir.
2026 yılında katıldı (81. Genel Kurul) BM kürsüsünden dünyaya Gazze ve Batı Şeria, Ukrayna, Sudan, Lübnan, küresel çatışmalar, BM’nin işlevselliği, BM Güvenlik Konseyi reformu, uluslararası hukukun herkese eşit uygulanması, Filistin’e destek, çok taraflı sistemin güçlendirilmesi çağrısını yapmıştır.
Erdoğan’ın 81. Genel Kurul konuşması Filistin bakımından dikkat çekiciydi. Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısını eleştirerek Gazze’deki insani felaket karşısında uluslararası toplumun daha fazla harekete geçmesi gerektiğini söyledi ve Filistin devletini tanımayan ülkelere tutumlarını yeniden değerlendirme çağrısı yaptı.
BM’de Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi vicdanlı, merhametli, barışcıl ve adil 3 lider olsa bu zulüm hiç yaşanmazdı….
BM Genel Sekreteri António Guterres bu görevdeyken en azından BM binasını ABD dışında daha demokrat ve insan haklarına saygılı bir ülkeye taşınmasının önünü açabilse… Bu 5’li emperyal ülkeler kitabın iki yüzünü de okuyor, bunların olduğu yerde zulüm, kan, acı ve vahşet hep olacaktır.
Ortadoğu ve Müslüman ülkeleri acilen Mekke Antlaşmasına güç katmaya davet ediyoruz. Dünya liderlerinde ve halkalarında BM’ye alternatif evrensel ve her katmandan halkı ve ülkeyi kucaklayabilecek yeni bir oluşumun fitilini ateşlemek gerekiyor.
Sancaktepe escort Zeytinburnu escort Antalya escort Ankara escort Avrupa yakası escort Denizli escort Kocaeli escort Merter escort Nişantaşo escort Levent escort Çapa escort Etiler escort Mecidiyeköy escort Taksim escort Beşiktaş escort Bakırköy escort Bahçeşehir escort Esenyurt escort Avcılar escort Avrupa yakası escort bayan Beykoz escort Üsküdar escort Göztepe escort Erenköy escort Suadiye escort Kurtköy escort Tuzla escort Bostancı escort Ümraniye escort Pendik escort Kadıköy escort Kartal escort Ataşehir escort Anadolu yakası escort Bodrum escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Gaziantep escort Eskişehir escort Ankara escort İstanbul escort Kayseri escort Adana escort Şirinevler escort Halkalı escort Marmaris escort Fethiye escort Sarıyer escort Maltepe escort Fatih escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Başakşehir escort Ataköy escort Alanya escort Samsun escort Muğla escort İzmir escort Diyarbakır escort Bursa escort Antalya escort İstanbul escort Göztepe escort Gaziantep escort Adana escort Adana escort Anadolu yakası escort Ankara escort İstanbul escort Ataşehir escort Avcılar escort Avrupa yakası escort Bağcılar escort Bahçeşehir escort Bahçeşehir escort Beşiktaş escort Beykoz escort Bodrum escort Bostancı escort Bursa escort Eskişehir escort Gaziosmanpaşa escort Kadıköy escort Kartal escort Kocaeli escort Konya escort Konya escort Konya escort bayan Malatya escort Pendik escort Şirinevler escort Taksim escort Ümraniye escort Adana escort Antalya escort Bursa escort İzmir escort Bodrum escort Eskişehir escort Konya escort İzmir escort Beylikdüzü escort Kayseri escort İzmir escort Pendik escort Eskişehir escort İstanbul escort escort Fatih escort Antalya escort escort bayan Samsun escort İstanbul escort Bursa escort Antalya escort bayan Antalya bayan escort Antalya escortlar Adana escort Bursa escort İzmir escort Diyarbakır escort Maltepe escort Çekmeköy escort Beylikdüzü escort Şirinevler escort Ataköy escort Halkalı escort İstanbul escort Şişli escort Kayseri escort Antalya escort Mersin escort Mersin escort Mersin escort Şişli escort Mersin escort Kayseri escort
Kahramanmaraş Haber Kahramanmaraş Beyaz Eşya Servisi Kahramanmaraş Sigorta
Yorum Yap