SON DAKİKA
--:--:--
USD50,00EUR55,89ALTIN6.317,62Istanbul15° Bulutlu5:08İMSAK'AKALAN SÜRE
YAZARLAR

Türkiye izleyen değil izlenen ülke…

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Özellikle 2000’li yıllardan sonra Türkiye dış siyasette çok önemli açılımlar yapmıştır. Türkiye kazan kazan şiarı ile Avrupada’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Asya’ ya ve Kafkaslara kadar çok geniş alanda özellikle ekonomik, savunma, enerji ve teknoloji alanlarında işbirliğini geliştirirken temelde güven duygusunu ön plana çıkarmıştır. Türkiye dünya ülkelerine güçlü tonda barış mesajları vermiştir. Türkiye içte ve dışta izlediği pozitif politikayla savaştıran değil barıştıran ülke pozisyonunda çok önemli bir konuma gelmiştir. Türkiye öncelikle kendi içerisinde barış duygusunu yaşatmış ve huzurun merkezi olma yolunda çok önemli işler başarmıştır. Atatürk’ün o vecize sözü “Yurtta sulh cihanda sulh” adeta Türkiye’de basamak basamak gelişmiş ve tüm Türkiye’de barış iklimi var olmuştur. Türkiye “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz bölge” mottosuyla yıllarca terörün her türlüsüne karşı çetin mücadele vermiş ve 2025 yılı adeta milat olmuştur. Türkiye’de terör bitmiş ve sınır komşu ülkelere de terörü bitirme konusunda abilik yapmıştır. Türkiye Suriye’de, Irak’ta istikrarı yerleştirmeye çalışırken Kafkaslarda kardeş ülkeler Azerbaycan’a, Kırgızistana, Kazakistan’a, Türkmenistan’a kazanımlarını artırıcı etkiler yapmıştır. Libyada iç savaşı sonlandırmış hatta Kırım Türklerine varıncaya kadar bu ülkelerde savaşı sonlandırmış güvenlik ve ekonomik istikrarı sağlamada öncülük yapmıştır.

Bugünlerde ise Türkiye, ABD-İran ve Rusya-Ukrayna savışını sonlandırmak bölge barışını sağlamak için yoğun diplomasi trafiğini kullanmaktadır.

Türkiye’nin güvenlik ilişkileri belirli müttefikler ve ortaklarla yürütülürken, ekonomik ilişkilerde serbest ticaret ve yatırım güvenceleri giderek daha önemli hâle gelmiştir.

2000-2009 periyodunda; Kafkasya, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile ilişkilerin genişlemesi özellikle savunma, askeri, enerji ve ekonomi alanlarında çok ciddi antlaşmaların yapılması Türkiye’ye olan güveni artırmıştır.  Bu dönemde dikkat çeken örnekler; Kafkasya: Azerbaycan ile güvenlik ilişkilerinin kurumsallaşması ve Gürcistan ile ticari bütünleşme yönünde çok ciddi adımlar atılmıştır. Orta Doğu: Filistin ve Mısır ile ticaretin kurumsal bir çerçeveye kavuşturulması. Kuzey Afrika: Fas ve Tunus ile serbest ticaret düzenlemelerinin oluşturulması ağlanmıştır. Balkanlar: Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Sırbistan ile ticari ve güvenlik ilişkilerinin geliştirilmesi için çok önemli adımlar atılmıştır.

2010-2018 periyodunda; Türkiye’nin Afrika açılımı, enerji, savunma iş birliği ve teknoloji hamleleri peş peşe gelmiştir. Bu dönemde ekonomik ilişkiler, yalnızca mal ticaretiyle sınırlı kalmayarak yatırım, ulaştırma ve ekonomik iş birliği mekanizmalarıyla genişlemiştir. Afrika ülkeleriyle askerî eğitim ve güvenlik anlaşmaları da çeşitlenmiştir. Türkiye Somali, Etiyopya, Sudan, Gana, Mısır, Katar, Singapur gibi ülkelerle çok sayıda ticari, askeri ve güvenlik alanlarında önemli antlaşmalar yapmıştır.

Savunma sanayii alanındaki somut tedarik ve ortak üretim örnek işbirlikleri imzalanmıştır.

Yukarıdaki askerî çerçeve anlaşmalarından farklı olarak aşağıdaki örnekler, doğrudan savunma sanayii projelerini, ihracatı veya üretim iş birliğini kapsamaktadır.

Azerbaycan: İlişkiler, ticaretin yanında güvenlik ve stratejik müttefiklik boyutlarını da içermektedir. Şuşa Beyannamesi, iki ülke ilişkilerinin bu açıdan önemli dönüm noktalarındandır.

2018–2019 Katar’a İHA/SİHA tedariki

Katar, Türkiye’nin Bayraktar TB2 platformunu ihraç ettiği ilk ülkeler arasında yer aldı. Bu ilişki, askerî iş birliğinin yanı sıra Türk savunma sanayii ürünlerinin dış pazarlara açılmasını temsil etmektedir.

2018 Pakistan’a MİLGEM korvetleri

Türkiye ile Pakistan arasındaki deniz platformları iş birliği kapsamında Pakistan için MİLGEM sınıfı korvetlerin inşası ve tedariki yürütüldü. Proje, askerî platform ihracatı ve deniz savunma teknolojileri alanındaki iş birliğinin önemli örneklerindendir.

2019-2022 periyodunda; Türkiye savunma, enerji ve stratejik ortaklıkların derinleşmesi sağlanmıştır.

Bu dönem, Türkiye’nin bazı ülkelerle ilişkilerinde askerî iş birliği, enerji kaynakları, deniz yetki alanları ve savunma sanayii tedarikinin daha görünür hâle geldiği bir aşamadır. Libya, Katar, Malezya, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Birleşik Krallık, Karadağ, Fas.

Türkiye ekonomik, askeri ve savunma ve enerji sanayinde elde ettiği başarıyı bölgesinde dost ve müttefik ülkelerle paylaştığı gözlendikçe Avrupadan, Asyadan ve Afrikadan diğer ülkelerde Türkiye’yi izlemekte ve işbirliğine sıcak bakmaktadır. 

Bölgesel değerlendirme yapıldığında;

Libya: 2019 mutabakatları hem Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları hem de güvenlik iş birliği açısından önem taşımaktadır. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, iki mutabakatın 27 Kasım 2019’da imzalandığını kaydetmektedir.

Katar: Güvenlik ilişkileriyle ekonomik ve savunma alanındaki iş birliği birlikte gelişmiştir.

Ticaret ortakları: Birleşik Krallık, Bosna-Hersek, EFTA ve Azerbaycan ile ticari düzenlemeler, karşılıklı ticaretin hukuki çerçevesini güçlendirmiştir.

2021 Polonya’ya Bayraktar TB2

Türkiye ile Polonya arasında Bayraktar TB2 sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, Türk İHA/SİHA ihracatının Avrupa pazarındaki önemli örneklerinden biri oldu.

Yıllarca özlemi duyulan lider ülke olma yolunda Türkiye adeta koşmaktadır.

Tabi ki Ortadoğu, Afrika, Asya, Kafkasya, Balkan ülkeleri yıllarca Avrupalı ülkeler ve ABD, Rusya gibi emperyal ülkeler tarafında sömürüldüklerini hatırladıkça Türkiye hayranlığı daha da artmaktadır. Çünkü Türkiye kazan kazan mottosuyla hareket ediyor ve çevresindeki ülkelere güven veriyor….

2023-2026 periyodunda; Yeni savunma anlaşmaları, ortak üretim ve ekonomik ortaklıklar sağlanmıştır.

2023 sonrasında Türkiye’nin savunma diplomasisi yalnızca yakın coğrafyayla sınırlı kalmamış; Asya ve Afrika’daki çeşitli ülkelerle askerî eğitim, savunma iş birliği ve çerçeve anlaşmaları da gündeme gelmiştir. Pakistan, Azerbaycan, Endonezya, Özbekistan, Nijer, Mozambik, Zimbabve, Katar, Kosova, Romanya, Kuzey Makedonya, Fildişi Sahili, Slovakya bu ülkelerden bazılarıdır.

31 Ekim 2017 ve 2023’de Azerbaycan Savunma sanayii iş birliği, İki ülkenin savunma sanayii iş birliği anlaşması 31 Ekim 2017’de Bakü’de imzalandı. Ayrıca 2023’te KAAN’ın geliştirilmesi ve üretim alanında iş birliği yapılmasına yönelik protokol imzalandı.

12 Haziran 2025 Endonezya’ya 48 adet KAAN, Savunma Sanayii Başkanlığının açıklamasına göre, Endonezya’ya 48 adet KAAN savaş uçağı satılmasına yönelik anlaşma imzalandı. Bu anlaşma, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatında büyük ölçekli hava platformları alanındaki önemli gelişmelerden biridir.  Haziran 2025 Endonezya’ya ATMACA füzesi teslim edilmiştir.

Savunma Sanayii Başkanlığı, Roketsan ile PT Republik Defence Indonesia arasında ATMACA gemisavar füzesi tedariki ve ortak üretim girişimine yönelik iki sözleşme imzalandığını duyurdu.

Türkiye ikili ekonomik anlaşmalarının güncel kapsamında; Balkanlar ve Avrupa’nın yanı sıra Fas, Tunus, Mısır, Filistin, Gürcistan, Malezya, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer ortaklar da bulunmaktadır. Ayrıca Azerbaycan ve Pakistan gibi ülkelerle tercihli ticaret düzenlemeleri mevcuttur. Bununla birlikte, ekonomik ilişkilerin tamamı STA’lardan ibaret değildir. Türkiye’nin yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmaları, Çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmaları, Ekonomik ve ticari iş birliği anlaşmaları, Enerji, petrol ve doğal gaz alanındaki mutabakatlar, Ulaştırma, liman, demiryolu ve lojistik projeleri, Tarım, sanayi, teknoloji ve müteahhitlik iş birliği, Savunma sanayii tedariki, ortak üretim ve teknoloji transferi gibi alanlarda da Türkiye önderlik yapmaktadır.

Türkiye Ortadoğu’ya da barışı getirmek için somut adımlar atmıştır. Özellikle Suudi Arabistan, ve çevresinde sonradan katılabilecek Arap ülkelerine de adete güvenlik şemsiyesi oluşturmuştur. Burada Pakistanın rölüde çok çok önemlidir.

  1. Mekke Ortak Savunma Anlaşması (7 Ağustos 2026). Taraflar: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan bu anlaşma, üç ülkenin savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğini ortak bir çerçevede geliştirmeyi amaçlamaktadır. Anlaşmanın imzalandığı ve ardından üçlü bir stratejik siyasi ve savunma komitesi oluşturulmuştur.

Anlaşmanın kapsamı; -Ortak savunma ve caydırıcılık: Ülkelerin güvenliklerini ve egemenliklerini korumaya yönelik iş birliğinin geliştirilmesi. -Askerî koordinasyon: Savunma politikaları, askerî planlama ve güvenlik alanlarında istişarelerin güçlendirilmesi. -Savunma sanayii: Üç ülkenin savunma kapasitesi ve sanayi imkânları arasında iş birliği geliştirilmesi. -Bölgesel istikrar: Bölgesel sorunlarda ortak değerlendirme ve güvenlik koordinasyonu.-Kurumsal takip: Anlaşma kapsamındaki siyasi ve savunma konularının üçlü komite üzerinden ele alınması.

Anlaşmaya ilişkin yayımlanan metinde, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının diğer taraflar açısından da ortak güvenlik meselesi sayılması ilkesi öne çıkarılmaktadır. Ancak bunun hangi koşullarda ve hangi usullerle uygulanacağı, anlaşmanın tam metni ve onay süreci üzerinden değerlendirilmelidir.

Mekke Anlaşmasının ekonomik ve stratejik önemi, doğrudan bir serbest ticaret anlaşması değildir. Bununla birlikte, savunma alanındaki koordinasyonun geliştirilmesi; askerî teknoloji, savunma sanayii yatırımları ve ortak projeler için yeni imkânlar oluşturabilir. Bu ekonomik sonuçlar, anlaşmanın uygulanmasına ve sonradan yapılacak proje sözleşmelerine bağlıdır.

Hukuki durum: 20 Ekim 2026 tarihinde onaylanmasına ilişkin kanun teklifi TBMM’ye sunulmuştu.

  1. Bedir Mutabakat Zaptı (21 Ekim 2026). Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya’nın savunma bakanlıkları arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı, ortak savunma sanayii üretimi ve teknoloji geliştirme odaklı dört taraflı bir iş birliği mekanizmasıdır.

Mutabakatın temel kapsamı; 1. Ortak savunma sanayii üretimi: Dört ülkenin sanayi altyapılarının ve teknik kabiliyetlerinin bir araya getirilmesi, ortak projeler geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. 2. Teknoloji paylaşımı: Savunma teknolojilerinin geliştirilmesi, mühendislik birikiminin paylaşılması ve ortak teknolojik yetkinlikler oluşturulması amaçlanıyor. 3. Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge): Savunma sistemleri için ortak araştırma, tasarım ve geliştirme projelerinin yürütülmesi öngörülüyor. 4. Teknik askerî eğitim:

Ülkelerin teknik personelinin bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi ve savunma sanayii projelerini destekleyecek insan kaynağının güçlendirilmesi hedefleniyor. 5. Projelerin yönetimi: Mutabakat kapsamında ortak projelerin belirlenmesi ve onaylanması için iki kademeli bir yapı tarif ediliyor: Yürütme Kurulu projeleri belirleyecek, Stratejik Kurul ise bunları takvime bağlayıp onaylayacak.

Ekonomik açıdan en önemli fark: Bedir Mutabakatı, genel ticareti veya bütün sektörlerdeki yatırımları düzenleyen bir anlaşmadan ziyade savunma sanayii üzerinden ekonomik iş birliği oluşturmayı amaçlamaktadır. Ortak üretim, teknoloji geliştirme ve sanayi altyapısının güçlendirilmesi, ileride yeni tedarik sözleşmelerine ve yatırımlara dönüşebilir.

Türkiye bölgesel ilişkileri açısından ne ifade ediyor?

Bu iki düzenleme birlikte incelendiğinde, farklı ama birbirini tamamlayabilecek iki iş birliği modeli görülmektedir:

  • Mekke modeli: Ülkelerin güvenlik ve ortak savunma ilişkilerini kurumsallaştırmak.
  • Bedir modeli: Ülkelerin savunma sanayii kapasitelerini birleştirerek ortak üretim, teknoloji ve Ar-Ge projeleri geliştirmek.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
Tamer Üstüner

Shame on Those Who Turn a Blind Eye to Israel’s Massacres!..

In 1947, the UN General Assembly adopted Resolution 181, approving a partition plan envisaging the establishment of a Jewish state and an Arab state in Palestinian territory. Following this decision,...

Tamer Üstüner

İsrail Katliamlarına seyirci kalanlar Utansın!..

Filistin topraklarında BM Genel Kurulu 1947 yılında 181 sayılı bir kararla Yahudi devleti ve bir Arap devleti kurulmasını öngören taksim planını kabul etti. Bu karardan sonra İsrail emperyal hırs ve...

Tamer Üstüner

Türk Devletleri Teşkilatının dünü, bugünü ve yarını

Bu Türk devletleri aslında yüzyıllardır kendi coğrafyalarında vardı ama 1944-1991 yılları arasında Türk dili konuşan ülkelerin karşıt bloklarda bulunmaları sebebiyle, küresel güçlerden (NATO ve SSCB) bağımsız olarak doğrudan kendi aralarında...

Tamer Üstüner

Gaza: A devastation etched into the conscience of humanity…

Gaza is not just the name of cities destroyed by bombs, houses buried under rubble and streets buried in silence by the Israeli terrorist state. Gaza is the name for...

Tamer Üstüner

Gazze: İnsanlığın vicdanına kazınan yıkım…

Gazze, İsrail terör devleti tarafından bugün yalnızca bombalarla yıkılmış şehirlerin, enkaz altında kalmış evlerin ve sessizliğe gömülmüş sokakların adı değildir. Gazze; yarım kalmış çocuklukların, parçalanmış ailelerin, sönen umutların ve insanlığın...

Tamer Üstüner

Abdurrahim Karakoç’u anlamak ve yaşatmak….

Abdurrahim Karakoç 1932 yılı Nisan ayında Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine bağlı olan Cela köyünde (Bugünkü Ekinözü) doğmuştur. Elbistan Belediyesi’nde muhasebeci olarak çalışmış ve emekli olmuştur. Şair baba ve kardeşlerinden oluşan bir...

Yazarlarımız
Seobaz Haber Teması